KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2013/11372 E., 2013/12501 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2013
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Uygulama kadastrosu sırasında Tekmen Köyü çalışma alanında bulunan ve tapuda davacı ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 72 parsel sayılı 4650 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 104 ada 13 parsel numarasıyla; davalı ... ve müşterekleri adına tapuda kayıtlı bulunan eski 250 parsel sayılı 7550 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 104 ada 109 parsel numarasıyla ve her iki taşınmazda Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı oldukları belirtilerek tespit edilmiştir. Davacı ..., uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait taşınmazın sınırının belirlenmediği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazların uygulama tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazlar hakkında 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosu sırasında, her iki taşınmaz arasındaki sınırın davalı olduğu belirlenerek, bu sınırların mahkeme tarafından belirlenmesi için tutanaklar davalı olarak bırakılmıştır.
Tespite esas alınan Bozyazı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/102 Esas sayılı dava dosyasının, dosyamızdaki davalı ... ve müşterekleri adına tapuda kayıtlı eski 250 ( yeni 104 ada 109 ) sayılı kadastro parseline el atmanın önlenmesi ve taşkın inşaatların kaldırılması istemiyle açıldığı, uygulama kadastro tutanakların tespit tarihi olan 27/05/2011 tarihinden önce karara bağlanarak, Yargıtayca karar düzeltme isteminin de reddedilmesiyle 18/10/2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Belirlenen bu durum karşısında, tespit tarihinde derdest bir dava bulunmaması nedeniyle taşınmazlar arasındaki sınırın davalı olarak bırakılmasının dayanağı bulunmamaktadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2013/11372, K. 2013/12501, 12 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama