İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 16. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2013/13958 K.2014/271

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Esas2013/13958Karar2014/271Tarih28 Ocak 2014Okuma4 dk · 720 kelime

KÜNYE

16. Hukuk Dairesi 2013/13958 E., 2014/271 K.·Mahkemesi : Genç Kadastro Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Ocak 2014
Tarihi
17/06/2013
Numarası
2012/8-2013/12
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

720 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Yargıtay bozma ilamında özetle “dava konusu taşınmazın öncesinin kime ait olduğuna ve kimin ne şekilde zilyet olduğuna ilişkin beyanlar arasındaki çelişki giderilmediği gibi; davacının, dava konusu yerin kayın validesi Ayşe'ye ait olup, kendisine bağışlandığına ilişkin iddiasına karşı davalı tarafça Ayşe'nin bağışladığı yerin dava dışı 151 ada 10 parsel sayılı taşınmaz olduğu ileri sürüldüğü halde bu hususun araştırılmamış olmasının isabetsiz olduğu belirtilerek; mahallinde yeniden keşif yapılmak suretiyle taşınmazın öncesinin kime ait olduğu kimden ne şekilde geldiği,

Yusuf'a veya eşi Ayşe'ye ait olması halinde davacı Hüsnü'ye verilip verilmediğinin sorulup saptanması; davalı tarafın, Ayşe tarafından davacıya verilen yerin 151 ada 10 parsel sayılı taşınmaz olduğunu bildirmiş olduğu dikkate alınarak sözü edilen taşınmazın kadastro tespit tutanağının getirtilerek değerlendirilmesi; taşınmazın davalı tarafça ileri sürüldüğü gibi miras bırakanları Hüseyin'den kalmış olması halinde Hüseyin'in başka mirasçılarının olup olmadığı belirlenmesi,

taşınmazın Ayşe veya Yusuf tarafından Hüsnü'ye bağışlanmış olması halinde bağışlamanın tarihi ile davacı tarafın kadastro tespiti tarihine kadar 20 yılı aşkın süreyle malik sıfatıyla zilyet olup olmadığının saptanması, Hüseyin'den kalmış olması halinde ise davalının taşınmazın Hüseyin'den kaldığını, ancak paylaşılmadığını belirtmiş olması nedeniyle taşınmazda davacının da miras payı oranında hakkı bulunduğu göz önüne alınarak ve tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı H.. A.. tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece, davacının ölünceye kadar bakma sözleşmesine istinaden çekişmeli taşınmaza zilyet olduğu, ancak, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin yazılı şekilde düzenlenmediği gerekçesiyle sözleşmenin geçersiz olduğu kabul edilerek yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.

Davacı Hüsnü, çekişmeli taşınmazın kök muris İbrahim'den, kayın babası ve amcası olan Yusuf'a kaldığını, Yusuf'tan sağ kalan eşi Ayşe'ye intikal ettiğini, onun tarafında da kendisine ölünceye kadar bakma karşılığında zilyetliğinin devredildiğini ileri sürmüştür.

Davalı Ahmet ise, taşınmazın çekişmeli taşınmazın kök muris İbrahim'den amcası olan Yusuf'a kaldığını, 1992 yılına kadar davacı ve oğlunun zilyet olduğunu, 1992 yılından sonra ise kendisinin zilyet olduğunu iddia etmiştir.

Dosya içeriğinden çekişmeli taşınmazın, tarafların ortak miras bırakanı (dedeleri) İbrahim'den geldiği ve ölümünden sonra mirasçıları Hüseyin (davacı ve davalı babası) ve diğer kardeşleri arasında taksim edildiği belirlenmiş olup; esasen bu yön taraflar arasında da uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın, taksimde kime isabet ettiği ile tespit tarihine kadar kim tarafından ne şekilde zilyet ve tasarruf edildiği noktasındadır.

Öncelikle belirlemek gerekir ki, tapusuz taşınmazların temliki, her türlü delille kanıtlanabilir. Davacı Hüsnü, ölünceye kadar bakma akdine dayanmış; taraf tanıkları ise, çekişmeli taşınmazın 1992 yılına kadar davacı Hüsnü tarafından zilyet ve tasarruf edildiğini söylemişlerdir.

Her ne kadar, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin kurulduğu belirtilen tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 512. maddesi hükmü uyarınca ölünceye kadar bakma sözleşmesinin, miras mukavelesi şeklinde düzenlenmesi gerekli olup, kanunun öngördüğü şekil bir geçerlilik koşulu ise de; ölünceye kadar bakma sözleşmesi yasanın tanımına uygun biçimde yapılmamış olsa bile, alacaklının (Ayşe'nin) ölümüne kadar, taraflar bu sözleşmeye uyup gereğini yerine getirmiş oldukları takdirde artık mirasçıların bu sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürerek iptalini istemeleri iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacaktır.

Kaldı ki, çekişmeli taşınmazın taksimde, ortak miras bırakan İbrahim'den davacı ve davalı tarafın amcası Yusuf'a isabet ettiği, Yusuf'un ölümü ile de eşi Ayşe'ye intikal ettiği, 1957 yılında ölen Ayşe'nin sağlığında davacı H.. A..'ya bağışlayarak zilyetliğini devrettiği belirlendiğine göre kardeş olmalarına rağmen, davacı ve davalı tarafın Ayşe terekesine göre birbirlerine karşı üçüncü kişi konumunda oldukları kuşkusuzdur.

O halde, Ayşe'nin 1957 yılından önce sağlığında, çekişmeli taşınmazı davacı Hüsnü'ye devrettiği, devir tarihinden 1992 yılına kadar davacı tarafça zilyet edildiği dosya kapsamından anlaşılmış olup; davacı Hüsnü lehine 3402 sayılı Yasa'nın 14. maddesinde öngörülen 20 yılı aşkın hak kazandırıcı zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşılmaktadır.

Ne var ki davacı Hüsnü, 1992 yılında oğlu Mehmet'in ölümünden sonra köyden ayrılmış olup ve bu tarihten, kadastro tespitinin yapıldığı 2006 yılına kadar ise davalı A.. A..'nın zilyet olduğu sabittir. Kadastro tespitinin 2006 yılında yapıldığı göz önüne alındığında, sırf davacı Hüsnü'nün köyden ayrılmış olması zilyetliği terk ettiği sonucunu doğurmaz. Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı H..

SONUÇ / HÜKÜM

A..'nın temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacıya iadesine, 28.01.2014 gününde oybirilğiyle karar verildi.

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2013/13958, K. 2014/271, 28 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/13958
Karar No
2014/271
Tarih
28 Ocak 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2013/13959 K.2014/750
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2013/13959 K.2014/272
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2013/13959 K.2014/606
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/13959 K.2014/215
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2013/13960 K.2014/357
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/13961 K.2014/182

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.