İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 16. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2013/141 K.2013/111

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen kararın onanmasına ilişkin yukarda belirtilen ilamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi ... v.s. tarafından süresinde istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ…

Esas2013/141Karar2013/111Tarih22 Ocak 2013Okuma4 dk · 752 kelime

KÜNYE

16. Hukuk Dairesi 2013/141 E., 2013/111 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Ocak 2013
Mahkemesi
KADASTRO MAHKEMESİ
Dava türü
KADASTRO
Kanun yolu
KARAR DÜZELTME
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

752 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen kararın onanmasına ilişkin yukarda belirtilen ilamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi ... v.s. tarafından süresinde istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sırasında 139 parsel sayılı 4021,83 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... oğlu ... adına tespit edilmiş; davacı ..., yasal süresi içinde tapu kayıtlarına dayanarak dava açmışlar; yargılama sırasında ... ve diğerleri vekili davacılarla aynı iddiaya dayanarak davaya katılmışlar; mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi davalı ... oğlu ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ve müdahiller vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonunda hüküm onanmıştır. Davacı ve katılanlar ... ve arkadaşları vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Çekişmeli taşınmaz, kadastro tesbiti sırasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme şartlarının davalı yararına gerçekleştiği gerekçe gösterilerek davalı adına tesbit edilmiştir. Davacılar ve katılanlar Mart 1290 tarih 9/18 defter varak sayılı ... mevkiindeki 4000 dönüm yüzölçümlü çiftlik hakkında oluşturulan tarafları; "..." ve "..." ve "..." ve "..." sınırlı; Mart 1290 tarih 9/19 defter varak sayılı, ... mevkiindeki 3000 dönüm yüzölçümlü çiftlik hakkında oluşturulan, tarafları; "...i" ve "..." ve "..." ve "..." ve "..." sınırlı; Mart 1290 tarih 9/20 defter varak sayılı, ... mevkili 7000 dönüm yüzölçümlü çiftlik hakkında oluşturulan, tarafları "...", "..." ve "...", "...", "..." ve "...

" ve "..." sınırlı tapu kayıtları ile bu kayıtlardan gelme Ağustos 1326 tarih 2, 3 ve 4 nolu ve Şubat 1962 tarih 1, 2 ve 3 nolu tapu kayıtlarına dayanarak tespitin iptalini ve taşınmazın tapu malikleri adına tapuya tescilini talep ve dava etmişlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı tarafın çekişmeli taşınmaz üzerinde Medeni Kanun'un yürürlüğe girdiği 1926 yılından önce 10 yılı aşkın süre aralıksız, çekişmesiz ve malik sıfatıyla zilyetliğinin sürdüğü, davalının malik sıfatıyla

zilyetliğinin Medeni Kanun'un yürürlüğünden sonra ve kadastro tespitine kadar kesintisiz olarak devam ettiği, bu suretle Arazi Kanunnamesinin 20 ve 78. maddeleri gereğince tapu kaydının hukuki kıymetini kaybettiği kabul edilmek suretiyle davanın reddine ve taşınmazın davalı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

Arazi Kanunnamesi'nin 20. ve 78. maddeleri uyarınca bir kaydın zilyet yararına hukuki değerini kayıp ettiğinin kabul edilebilmesi için, çekişmeli taşınmazın 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin yürürlüğe girdiği 1926 yılının en az 10 yıl öncesinden itibaren zilyet edildiğinin kanıtlanması gerekir. Hayatın olağan akışı dikkate alındığında, bugün hayatta olan en yaşlı kişilerin dahi söz konusu döneme şahitlik edemeyeceği açıktır.

Hal böyle olunca, bir insan ömrünün şahit olabileceği süreyle taşınmaza çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla zilyet olduğunu kanıtlayan kişilerin, öncesinde de taşınmaza zilyet olduğunu karine olarak kabul etmek zorunludur.

Somut olayda, çekişmeli taşınmaza ait kadastro tutanağında, taşınmaz üzerinde kagir ev ve ahır bulunduğu belirtilmekte olup, mahkemece mahallinde 14.04.2004 tarihinde yapılan keşifte dinlenen 1930 doğumlu davalı tanığı, 10 yaşlarında iken çekişmeli taşınmaza İsmail Şahin isimli yaşlı şahsın zilyet olduğunu, ona da babasından kaldığını kendisinden duyduğunu, İsmail'in ölümü ile çekişmeli taşınmazın taksimen davalının babası Mehmet'e düştüğünü, Mehmet'in ölümü ile de taksimen davalıya kaldığını, taşınmaz üzerinde bulunan ev ve ahırın Mehmet tarafından yaptırıldığını bildirmiştir.

Mahkemece, İsmail mirasçılarını gösterir nüfus kayıtları getirtilerek tanık sözleri denetlenmediği gibi, taşınmaz üzerinde bulunan ev ve ahırın Mehmet tarafından hangi tarihte yaptırıldığı, ev ve ahır yapılmadan önce de davalı tarafın taşınmaz üzerinde iktisabı sağlar nitelikte zilyetliklerinin bulunup bulunmadığı üzerinde durulmamıştır.

Bu hususlar açıklığa kavuşturlmadan davalı tarafın zilyetliğinin yukarıda ifade edilen karine uyarınca 1926 yılından geriye doğru 10 yılı aşkın süreden itibaren süregeldiğini kabul etmek mümkün değildir.

Hal böyla olunca, öncelikle davalı tarafın kök murisi olduğu iddia edilen İsmail mirasçılarını gösterir nüfus kayıtları ile komşu parsellere ait kadastro tutanakları ve varsa davacı tarafın tutunduğu tapular dışındaki tespit dayanağı belgeler tüm tesis ve tedavülleri ile birlikte getirtilmeli, bundan sonra mahalllinde, daha önce dinlenen davalı tanığı ile varsa taraflarca bildirilecek diğer tanıklar ve yöreyi iyi bilip davada yararı bulunmayan yerel bilirkişi kurulunun katılımı ile yeniden keşif yapılmalı, çekişmeli taşınmazın bilinen ilk zilyedinin kim olduğu, zilyetliğin başlangıç tarihinin bilinip bilinmediği,

taşınmaz üzerindeki ev ve ahırın kim tarafından hangi tarihte yapıldığı, ev ve ahır yapılmadan önce taşınmaz üzerinde sürdürülen ve iktisabı sağlar nitelikte bir zilyetlik bulunup bulunmadığı araştırılmalı, gerektiğinde ziraatçi bilirkişiden rapor alınmalı, davalı tarafın, yukarıda sözü edilen karineye uygun zilyetliğinin bulunduğunun kanıtlanamaması halinde davacı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarının kapsamı yöntemine uygun olarak araştırılmalıdır.

Mahkemece, açıklandığı şekilde bir inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Yetersiz araştırmaya dayanılarak karar verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

Dairemizce, kararın bu gerekçelerle bozulması gerekirken, onandığı anlaşılmakla, davacı tarafın karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 12.06.2012 gün, 2011/5165 Esas, 2012/5274 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına ve hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 22.01.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2013/141, K. 2013/111, 22 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/141
Karar No
2013/111
Tarih
22 Ocak 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/141 K.2013/488
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2013/141 K.2013/1085
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/142 K.2013/1304
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2013/142 K.2013/311
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2013/142 K.2013/224
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2013/142 K.2013/36

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.