KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2013/2778 E., 2013/3666 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Dava türü
- TESCİL
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda Darıca Köyü çalışma alanında bulunan ve davacı adına tespit ve tescil edilen 160 ada 9, 165 ada 1 ve 167 ada 2 parsel sayılı taşınmazların sınırında yer alan taşınmazlar, yol olarak haritasında gösterilmiş ve tescil harici bırakılmıştır. Davacı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, adına tescil edilen taşınmazlarla yol olarak tescil harici bırakılan taşınmazların bir bütün olduğunu ileri sürerek adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede kadastro çalışmalarının 2006 yılında tamamlandığı, dava tarihine kadar geçen süre içinde hak arama yoluna başvurulmadığı, böylece davanın makul sürede açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, gayrımenkul mevzuatımızda kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak hakkında tutanak düzenlenmeyen yerlerle ilgili olarak dava açma süresini sınırlayan yasal bir düzenleme bulunmamaktadır.
Ayni haklar, yasal kısıtlama yok ise, nitelikleri gereği her zaman ve herkese karşı ileri sürülebilir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde yer alan 10 yıllık hak düşürücü süre de, bu nitelikteki taşınmazlarla ilgili olmayıp, hakkında kadastro tutanağı düzenlenen taşınmazlara ilişkindir.
Hal böyle olunca, mahkemece öncelikle davacıya tescil davalarının yasal hasmı bulunan Hazine ve taşınmazların bulunduğu Darıca Köyü Tüzel Kişiliğide davaya dahil etme olanağı sağlanmalı, taraf koşulunun sağlanması halinde, davanın esasına girilip iddia ve savunma doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2013/2778, K. 2013/3666, 15 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama