KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2013/3833 E., 2013/8003 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2013
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda .... .... Mahallesi çalışma alanında bulunan 479 ada 7 parsel sayılı 752,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, hükmen ..., .....ve .....adlarına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar ..... ve ..., tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Yargılama sürerken, ortak miras bırakan.....'ın mirasçıları davaya dahil edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı ...'ın davasının kabulü ile taşınmazın miras payı oranında adına tesciline, diğer davacıların davalarının açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacılar ..... ve ...... tarafından açılan davaların, HMK 150. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, davacı ...'ın davasının kabulü ile çekişmeli taşınmazın miras hissesi oranında ... adına tesciline karar verilmiştir. Dava, çekişmeli taşınmazın tapusunun iptali ve davacılar adına tesciline ilişkindir.
Dava konusu taşınmaza ait kadastro tutanağına karşı Kadirli 2. Kadastro Mahkemesi'nin 1989/166 E., 1989/61 K. sayılı dosyasında dava açılmış, davacı Hazine'nin açmış olduğu davanın reddedilmesi üzerine, Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuş, hüküm Yargıtay 16. Hukuk Dairesi'nin 6.2.1997 tarih ve 1997/550 E. Ve 1997/472 K. sayılı ilamı ile onanmış, bu ilam da davacı Hazine vekiline 3.3.1997 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Hal böyle olunca, dava konusu taşınmaza ait kadastro tutanağı 19.3.1997 tarihinde kesinleşmiş olup, davacılar davalarını 4.10.2007 tarihinde açmışlardır.
Kadastro tespitinin kesinleştiği 19.3.1997 tarihinden dava dilekçesinin verildiği 4.10.2007 tarihine kadar 3402 sayılı Yasa’nın 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık süre geçmiş olduğundan davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacıların temyiz itirazlarının reddi ile,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2013/3833, K. 2013/8003, 9 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama