KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2013/4457 E., 2013/4818 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2013
Karar Metni
427 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı ..., Dağören Köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit (tescil) harici bırakılan dava konusu taşınmaz bölümünün irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, teknik bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 4201,88 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, ... temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; davacı yararına kazanma koşulları oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Lehine edinme koşullarının gerçekleştiği iddiası ile dava açan davacının TMK.nun 6. maddesi uyarınca iddiasını ispatlaması zorunludur.
Ne var ki, keşifte yalnızca mahalli bilirkişi dinlenmesi ile yetinilmiş; davacı tarafa tanık dinletme hususunda süre ve imkan da tanınmamış olduğu gibi mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler taşınmazın davacının babasından kaldığını beyan etmiş oldukları halde mahkemece, taşınmazın davacıya babasından intikal şekli de sorulmamıştır.
Davacının babasının ölü olduğu anlaşıldığına göre, terekesi TMK'nun 701 ve 702. maddeleri gereğince elbirliği mülkiyet hükümlerine tabidir. Elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazlar üzerinde mirasçıların belirlenmiş payları olmayıp, herbirinin payı taşınmazın tamamı üzerinde söz konusudur. TMK'nun 702. maddesi gereğince tasarrufi işlemlerde oybirliği aranır. Dava da bir tasarrufi işlem olup, kural olarak üçüncü kişilere karşı tüm mirasçıların birlikte dava açmaları gerekir.
Ancak, davacı dava dilekçesinde, sadece kendi adına tescil isteğinde bulunmuş olup, terekeye dahil bir taşınmaz için bir veya birkaç mirasçının tek başına üçüncü kişilere karşı dava açma sıfat ve hukuki ehliyeti bulunmamaktadır.
Öyle ise, yeniden yapılacak keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre, murisinden gelen taşınmazın mirasçıları arasında ve tüm mirasçıların katılımıyla paylaşılıp paylaşılmadığının, paylaşım, satış, bağış yoluyla davacıya geçip geçmediğinin araştırılması, belirtilen yollarla taşınmazın davacıya intikal ettiğinin kanıtlanamaması halinde davacının terekeye dahil taşınmaz için tek başına üçüncü kişilere karşı dava açma sıfat ve ehliyeti bulunmaması nedeniyle kendi adına tescil istemiyle açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmeli; taşınmazın
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2013/4457, K. 2013/4818, 3 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama