KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2013/4617 E., 2013/5211 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Dava türü
- TESCİL
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında ... Beldesi Yenimahalle çalışma alanında bulunan temyize konu, 35 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz yol vasfıyla 07.11.2002 tarihinde tespit harici bırakılmıştır. Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın adına tapuda kayıtlı 104 ada 212 parsele eklenmek suretiyle tapuya tesciline karar verilmesi istemiyle 05.10.2012 tarihinde dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; çekişmeli taşınmaz üzerinde tespit sonrası nedenler için yirmi yıllık süre dolmadığı, tespit öncesi nedenler için davanın makul süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Ayni haklar mutlak nitelikte olup, yasal kısıtlamalar dışında her zaman ve herkese karşı dermeyan edilebilir.
3402 sayılı Yasa'nın 12/3. maddesinde de kadastro tutanağı düzenlenen yerlerde kadastrodan önceki nedene dayanılarak tespitin kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık sürede dava açılabileceği düzenlenmiş olduğu halde kadastro tutanağı düzenlenmeyen ve tescil harici bırakılan yerler hakkında açılacak davalarla ilgili bir düzenleme Kadastro Kanunu'nunda da, diğer gayrimenkul mevzuatında da yer almamaktadır.
Buna göre tespit öncesi hakka dayanılarak tutanak düzenlenmeyen taşınmazlar hakkında her zaman dava açılabileceği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca mahkemece, öncelikle taraflara varsa delillerini bildirmek üzere süre ve imkan tanınmalı, ondan sonra HMK'nun 243, 244, 259 ve 290/2. maddeleri uyarınca yerel bilirkişi, davacı tanıkları ve bildirildiği takdirde davalı tanıklarının davetiyeyle çağrılarak mahallinde yeniden keşif yapılmalı,
ayrıca yapılacak keşifte davanın kamusal niteliği gereği tutanak bilirkişi ve komşu parsel malikleri re'sen dinlenerek uyuşmazlık konusu taşınmazda tespit dışı bırakılma gününe kadar zilyetliğin kim tarafından ve ne şekilde sürdürüldüğü ekonomik amacına uygun ve iktisaba elverişli süre ve nitelikte bir zilyetliğin bulunup bulunmadığı yöntemince incelenmeli ve sonucuna göre tüm dosya kapsamı değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2013/4617, K. 2013/5211, 10 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama