KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2013/4952 E., 2013/5643 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu ... Köyü çalışma alanında bulunan 127 ada 19 parsel sayılı 981, 72 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ....,oğlu ... ..., 127 ada 20 parsel sayılı 5.229,87 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise aynı nedenlerle ...., oğlu ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının çekişmeli 127 ada 19 parsel hakkında satın alma iddiasını kanıtlayamadığı, davacının keşif sırasında gösterdiği diğer taşınmazların ise dava konusu olmadığı kabul edilerek karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır.
Davacı dava dilekçesinde dava konusu olarak 127 ada 20 parsel sayılı taşınmazı da gösterdiği ve kayıt malikine karşı dava yönelttiği halde keşif sırasında bu taşınmaz yönünden hak iddiasında bulunup bulunmadığı açıkça sorulmamış, bu yönden inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Diğer taraftan davacı, dava dilekçesinde tanık deliline de dayandığı halde davacıya varsa tanıklarının isim ve adreslerini bildirmesi için süre de verilmemiştir.
Eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak karar verilemez. O halde, mahkemece doğru sonuca ulaşabilmek için öncelikle taraflara varsa tanıklarının isim ve adreslerini bildirmeleri için kesin süre verilmeli, bundan sonra mahallinde keşif yapılmalıdır.
Keşif sırasında öncelikle fen bilirkişisinden 127 ada 20 parsel sayılı taşınmazı göstermesi istenerek davacıdan bu taşınmaz yönünden hak talebi bulunup bulunmadığı sorulmalı, daha sonra varsa taraf tanıkları dinlenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan biçimde inceleme ve araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2013/4952, K. 2013/5643, 16 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama