KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2013/5181 E., 2013/5949 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2013
- Dava türü
- KADASTRO
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Yukarıbakraçlı Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 44 parsel sayılı 1537.14 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Nizamettin Tan ve ...’in zilyetlik iddiasında bulunduğu, zilyetliğin nizalı ve kesintiye uğradığı, zilyetlik ile edinme koşullarının gerçekleşmediği belirtilerek davalı Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ..., irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, davacılar... ve ... ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır.
Mahkemece, verilen kesin süre içinde keşif giderlerinin yatırılmaması nedeniyle davanın reddine dair verilen önceki tarihli hüküm, davacılardan ...'in temyizi üzerine Dairemizin 2005/9415-7938 sayılı ilamıyla, kesin sürenin yöntemine uygun şekilde verilmediğinden söz edilerek bozulmuş; bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davacılar... ve ... tarafından açılan davanın reddine, davacı ... tarafından açılan davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar... ve ... ile davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar... ve ... aleyhlerindeki önceki hükmü temyiz etmediklerinden hüküm adı geçen davacılar yönünden kesinleşmiş olup bu yöne ilişen temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, davacı ... ve ... hakkındaki önceki hüküm kesinleşmiş olduğu halde bu davacılar yönünden “yeniden karar verilmesine yer olmadığı”na şeklinde karar vermek gerekirken yeniden, "davanın reddine" karar verilerek aleyhlerine bir kez daha harca hükmedilmesi isabetsizdir.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece dava konusu taşınmazda davacı ... yararına 3402 sayılı Yasa'nın 14. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Davacının taşınmazdaki zilyetliğinin ne zaman başladığı, kadastro tespit gününe kadar zilyetliğin ne kadar süredir devam ettiği belirlenmediği gibi taşınmazın niteliği konusunda da zirai bilirkişiden rapor alınmamıştır. Eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak karar verilemez.
Mahkemece, doğru sonuca varılabilmesi için taşınmazın bulunduğu yeri iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile tespit bilirkişilerinin tümü veziraatçi bilirkişi hazır edilerek taşınmazın başında yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmaz üzerinde davacı tarafın zilyetliğinin bulunup bulunmadığı, varsa başlangıcı ve sürdürülüş şekli, kadastro tespit gününe kadar zilyetliğin ne kadar süreye ulaştığı hususlarında ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri komşu parsel tutanakları ile denetlenmeli, beyanlar arasındaki çelişkiler giderilmeye çalışılmalı, ziraatçi bilirkişiden taşınmazın niteliği, bitki örtüsü ve toprak yapısı hakkında bilimsel verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2013/5181, K. 2013/5949, 30 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama