KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2013/5417 E., 2013/6016 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
- Dava türü
- KULLANIM KADASTROSU
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında ...Köyü çalışma alanında bulunan, 107 ada 59, 60, 61, 71, 72 ve 114 ada 26 parsel sayılı muhtelif yüzölçümlerindeki taşınmazlar 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldıkları belirtilerek Hazine adına tespit edilmiş; tutanakların beyanlar hanesinde ayrıca 107 ada 59 parselin ...'ın, 107 ada 60 sayılı parselin ...'in, 107 ada 61 parselin ...'in, 107 ada 71 parselin ...'ın, 107 ada 72 parselin ...'in ve 114 ada 26 parselin ..., ..., ..., ... ve ....,'in kullanımında oldukları ve taşınmazların vakıf malı oldukları yazılmıştır.
Davacılar ..., ..., ..., ... ve ..., çekişmeli parsellerin kullanıcısı oldukları iddiasına dayanarak çekişmeli taşınmazların 1/4'er oranında ..., ... ve ... ile 1/8'er oranında ... ve ...'ın kullanımında olduğunun tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, tüm mirasçılar tarafından birlikte dava açılmasının zorunlu bulunduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de mahkemenin değerlendirmesi usul ve yasaya uygun değildir. Dava, kullanım kadastrosuna karşı 30 günlük askı ilan süresi içinde ve görevli bulunan kadastro mahkemesinde açılan itiraz davasıdır. Kadastro mahkemelerinde, 3402 sayılı yasada hüküm bulunan hallerde bu yasada yer alan usul hükümlerinin uygulanması zorunludur.
3402 sayılı Yasa'nın 29/2. maddesi "Bir mirasçı diğerlerinin muvafakatı olmadan dava açabilir ve yalnız başına davaya devam edebilir.” hükmünü içermektedir. Bu hüküm karşısında kadastro mahkemelerinde, mirasçılardan birisinin tereke adına dava açması ve açtığı davayı tek başına yürütmesi mümkündür. Diğer taraftan dava konusu taşınmazlar kök miras bırakan İsmail Hakkı Keleş'in bir kısım mirasçıları adlarına kullanım şerhleri verilmek suretiyle tespit edilmiştir.
Davacılar, kullanım şerhlerine yönelik olarak dava açmışlar ve paylı olarak adlarına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmişlerdir. Yargılama sırasında kadastro tutanaklarında adlarına kullanıcı şerhi bulunan ..., ..., ... ve ... davacıların talebine katılmışlardır. Murisin dava dışı kalan mirasçıları da davanın yürütülmesine muvafakat etmişlerdir.
Hal böyle olunca mahkemece davacıların taraf sıfatlarının bulunduğu gözetilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken yazılı şekilde ve usule aykırı olarak davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir. Ayrıca, kullanım kadastrosuna karşı açılacak davaların tespit maliki olan Hazine ile birlikte, varsa tutanağın beyanlar hanesinde
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2013/5417, K. 2013/6016, 30 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama