KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2013/7075 E., 2013/7368 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2013
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda ... Köyü çalışma alanında bulunan 113 ada 51 parsel sayılı 262.45 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle eşit paylarla ... ve müşterekleri adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne,113 ada 51 parsele ait tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tespit edilmiştir.Tüm dosya kapsamından dava konusu taşınmazın kadastro tespitine kadar 20 yılı aşkın süre malik sıfatıyla davalı tarafın zilyetliğinde olduğu davacının ve miras bırakanlarının zilyetliğinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın davacının dayandığı Mart 92 Emlak Yoklama Tarih 43 nolu tapu kaydı kapsamında kaldığı gerekçesiyle 3402 sayılı Yasa'nın 13/A-b maddesi uyarınca yazılı şekilde karar verilmiştir. Ne var ki davacı dayandığı tapu kaydında malik görünen ... ile akti ve irsi ilişkisini kanıtlayamadığı gibi tasdikli olmayan yoklama kayıtlarının tapu kaydı olarak kabulü de mümkün değildir. Bu nitelikteki kayıtlar zilyetlikle birleşmediği sürece hüküm ifade etmez.
Davacı taraf taşınmazda zilyet olmadığına göre mülkiyet belgesi niteliğinde olmayan kayda değer verilerek hüküm kurulması dahi isabetsizdir.
Bir an için dayanak kaydın geçerli bir tapu kaydı niteliğinde olduğu kabul edilse bile davacının, intikal görmeyen Mart 92 Emlak Yoklama 43 nolu tapunun kayıt tarihi itibariyle sağ olması hayatın olağan akışına uygun düşmediği gibi kayıt malikinin mirasçısı olduğu kabul edilse bile davacının taşınmazda zilyetliği bulunmadığından kadastro tespit tarihi itibariyle yürürlükte bulunan şekliyle 3402 sayılı Yasa'nın 13/B-c maddesinde öngörülen edinme koşullarının davalı taraf yararına gerçekleştiğinin kabulü de zorunludur.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2013/7075, K. 2013/7368, 26 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama