KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2014/10178 E., 2014/12712 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2014
- Dava türü
- KADASTRO
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında .... Köyü çalışma alanında bulunan 2215 parsel sayılı 385,18 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tutanağın edinme sebebi bölümünde, taşınmaz üzerindeki muhdesatın davalı ...'a ait olduğu belirtilmek suretiyle bahçe vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2217 parsel sayılı 41,44 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, taşınmaz üzerindeki muhdesatın kendisi tarafından yapıldığı ve kendisine ait olduğu iddiasıyla şerhin bu şekilde düzeltilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda 2215 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan, 2217 parsel yönünden ise esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- 2217 parsel sayılı taşınmaz yönünden; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2- 2215 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyize gelince; mahkemece, davanın, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde yer almayan, edinme sebebi bölümündeki tespite yönelik olarak açılmış bir dava olması nedeniyle, davacının hukuki yararı olmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına ve davanın niteliğine uygun düşmemektedir.
Bir davada olayları anlatmak davanın taraflarına, anlatılan olaylara uygun davayı niteleyerek o davada uygulanacak Yasa hükümlerini bulup uygulamak ise hakime ait bir görevdir. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının talebinin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca lehine muhdesat şerhi verilmesi istemine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; mahkemece esasa girilerek, tarafların bildirdikleri delillerin toplanması, davacı lehine Kadastro Kanunu'nun 19. maddesi koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın vasıflandırmasında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2014/10178, K. 2014/12712, 10 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama