KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2014/10257 E., 2015/22 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2015
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "dava konusu taşınmazın kadastro öncesi niteliği, imar-ihyaya muhtaç yerlerden ise, kim tarafından hangi tarihte imar ve ihyasına başlandığı, imar ve ihyanın hangi tarihte tamamlandığı ve tarımsal amaçlı zilyetliğin hangi tarihte başladığı hususları ile kazanmayı sağlayan zilyetlik koşullarının, araştırılması sonuca göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 11.933,63 metrekare yüzölçümündeki alanın davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp, sonucuna göre hüküm kurulmuş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ... temsilcisinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak mahkemece, önceki hükümle fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 468,38 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümü ile (B) harfi ile gösterilen 6.425,24 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün davacı adına tesciline karar verildiği ve kararın sadece davalı ... tarafından temyiz edildiği nazara alınmaksızın temyize konu (A) ve (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümleri dışında kalan bölümler yönünden ... yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu göz ardı edilerek,
önceki hükümle kesinleşen geometrik durum ve yüzölçümünü değiştirecek şekilde, 18.11.2013 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 11.933,63 metrekare yüzölçümündeki kısmın davacı adına tesciline karar verilmiş olması isabetsizdir. Hal böyle olunca.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2014/10257, K. 2015/22, 19 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama