KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2014/1030 E., 2014/3144 K.·Mahkemesi : Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2014
- Tarihi
- 22/05/2013
- Numarası
- 2013/14-2013/315
Karar Metni
257 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda M. Kasabası Yeni Mahalle çalışma alanında bulunan temyize konu 194 ada 89 parsel sayılı 6.860,71 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı K.. S.. adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazın yarı hissesinin adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, temyize konu 194 ada 89 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile tamamı 6.860,71 pay kabul edilerek, 2.137,92 payının davacı H.. S.., 4.722,79 payının davalı K.. S.. adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı H.. S.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalının kabul beyanı doğrultusunda karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme usul ve yasaya uygun düşmemektedir. Temyize konu 194 ada 89 parsel sayılı taşınmazın tespitinin 11.07.2000 tarihinde kesinleştiği, davacının kadastro tespitinin hatalı olduğunu ileri sürerek davayı 09.01.2013 tarihinde, başka bir ifadeyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü süre geçtikten sonra açtığı anlaşılmaktadır.
Hak düşürücü süre dava şartı olup, kamu düzenine ilişkin olmakla mahkemeler tarafından yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmelidir. Hal böyle olunca davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, davacı H..
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2014/1030, K. 2014/3144, 24 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama