KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2014/10444 E., 2014/15720 K.·Mahkemesi : Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2014
- Tarihi
- 24/01/2014
- Numarası
- 2012/260-2014/26
Karar Metni
427 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu ... Köyü çalışma alanında bulunan 251 ada 8 parsel sayılı 185,33 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz orta malı niteliğinde pınar ve meydan vasfıyla tescil harici bırakıldığı belirtilmek suretiyle tespit edilmiştir. Davacı G.. B.., satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazın adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı G.. B.. ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, miras bırakandan intikal ettiği iddiasıyla 3. kişilere karşı açılan davalarda, uyuşmazlık konusu taşınmazın taksim, bağış vb. şekilde mirasçılardan birine veya bir bölümüne bırakıldığı kanıtlanamadığı durumlarda mirasçılardan biri veya bir kısmının adına tescil isteyemeyeceği ve ayrıca davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm için yeterli bulunmadığı gibi, varılan sonuç da dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Davacı, miras hakkına değil, kendi zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Bu nedenle davayı tek başına açmasını engelleyici bir durum bulunmamaktadır. Ayrıca dava dilekçesinde M.. V.. taraf gösterilmiş ise de; aynı zamanda davada Hazine de taraf gösterildiğinden bu durumun temsilcide yanılma niteliğinde olduğu kabul edilerek Valilik hakkında ayrıca hüküm kurulması gerekmemektedir.
Diğer taraftan taşınmazların niteliği konusunda dosyada bulunan zirai bilirkişi raporu yetersiz olup, taşınmaz üzerinde zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğü araştırılmadan ve davacının zilyetliğini terk edip etmediği tartışılmadan karar verilmiştir. Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için taşınmaz başında yeniden yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri, 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulu ve fen bilirkişisinin katılımı ile keşif yapılmalıdır.
Keşifte dinlenecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından davacının dava ettiği bölümün geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, zilyetliğin terk edilip edilmediği hususları etraflıca sorulup saptanmalı, ziraat bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmaz ile komşu parsellerin toprak yapısı da karşılaştırılarak dava edilen bölümlerin toprak yapısı ve niteliğini, zilyetlikle mülk edinmeye elverişli yerlerden olup olmadığını ve taşınmaz üzerindeki zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğünü belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı,
bundan sonra tüm deliller
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2014/10444, K. 2014/15720, 22 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama