KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2014/10512 E., 2015/1345 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2015
- Dava türü
- KADASTRO
Karar Metni
567 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında, ... Köyü çalışma alanında bulunan, 116 ada 41, 43, 132 ada 4, 8, 13, 133 ada 1, 134 ada 2, 135 ada 4, 8, 136 ada 32 ve 35 parsel sayılı 1.600.00, 4.200.00, 30.400.00, 4.100.00, 8.000.00, 2.800.00, 6.000.00, 3.800.00, 8.800.00, 9.500.00 ve 7.700.00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmişlerdir.
Davacı ... oğlu ... çekişme konusu taşınmazların müşterek muris ...’tan intikal ettiği ve terekenin usulünce taksim edilmediği iddiasıyla, miras payı oranında adına tescil istemiyle ayrı ayrı dava açmıştır. Yargılama sırasında 133 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden tapu kaydına dayanarak ... davaya katılmıştır.
Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişme konusu 133 ada 1 parsel sayılı taşınmazın katılan ... adına tapuya tesciline, 116 ada 41, 43, 132 ada 4, 8, 13, 134 ada 2, 135 ada 4, 8, 136 ada 32 ve 35 parsel sayılı taşınmazlar 36 pay kabul edilerek 4 payının davacı Hacı oğlu ..., 32 payının tespit gibi ... adına tapuya tesciline, karar verilmiş; hüküm, yargılama sırasında ölen davalı ... mirasçısı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazlardan 133 ada 1 parsel sayılı taşınmazın katılan ...nin tutunduğu tapu kaydının kapsamında kaldığı, diğer taşınmazların ise tarafların müşterek murisi ...'dan geldiği ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediği, davacının da miras payının bulunduğu kabul edilmek sureti ile yazılı şekilde karar verilmiştir.
Ne var ki, dosya içinde bulunan katılan ...nin dayandığı tapu kaydının oluşum sebebine göre haritasının bulunup bulunmadığı sorulup saptanmamış, yöntemince tapu kayıt uygulaması yapılarak kaydın kapsamı belirlenmemiştir.
Öte yandan diğer çekişme konusu taşınmazlar hakkında davalı taraf taşınmazları kök muris ....'dan satın aldığını iddia etmiş ve bu satışa ilişkin dosyaya 25.06.1965 tarihli senet sunmuş olmasına rağmen bu satış hususu araştırılmadığı gibi senet kapsamıda belirlenmemiştir.
O halde doğru sonuca ulaşabilmek için; öncelikle katılan ...nin tutunduğu tapu kaydının haritası bulunup bulunmadığı araştırılmalı, çekişmeli 133 ada 1 parsel sayılı taşınmaza komşu tüm parsellere ait kadastro tutanak örnekleri ile varsa tespit dayanağı kayıt ve belgeler de tüm tesis ve tedavülleriyle birlikte getirtilmelidir.
Bundan sonra mahallinde belirlenecek yaşlı, yansız yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında 133 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden katılan ...nin dayandığı tapı kaydı, 3402 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca varsa öncelikle haritası uygulanmak suretiyle kapsamı belirlenmeli;
haritasının bulunmaması ya da teknik olarak uygulanma kabiliyeti bulunmaması halinde yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından tapu kaydının mevki ve sınırları yerel bilirkişilere tek tek sorularak uygulanmalı, bilinemeyen sınırlar hakkında tanık dinletme imkanı sağlanmalı, fen bilirkişisinden yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği nokta ve yerleri haritasında göstermesi istenmeli, tapu kaydının çekişme konusu 133 ada 1 parsel sayılı taşınmazı kapsayıp kapsamadığı tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespit edilmelidir.
Bundan sonra davalıların tutundukları satış senedi mahallinde uygulanarak çekişmeli taşınmazları kapsayıp kapsamadığı belirlenmeli, taşınmazların senet kapsamında kaldığı belirlendiği takdirde taşınmazların zilyetliğinin müşterek muris ... tarafından yargılama sırasında ölen davalı ...'a satılıp zilyetliğin devredilip edilmediği, kimin ne zamandan beri ne şekilde kullandığı, taşınmazlarda zilyet olanların zilyetliğinin tereke adına olup olmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı;
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2014/10512, K. 2015/1345, 19 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama