KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2014/10651 E., 2014/15426 K.·Mahkemesi : Artvin Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2014
- Tarihi
- 05/02/2014
- Numarası
- 2012/842-2014/45
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı, .... Köyü/Mahallesi çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tescil harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tescil istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında Hazine davaya dahil edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 103,68 m2'lik kısmın ve (B) ile gösterilen 11,12 m2'lik kısmın taşlık vasfıyla davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, dahili davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dahili davalı Hazine vekilinin fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen 11,12 m2'lik kısma yönelik temyiz itirazlarına gelince; fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen yerin evin giriş kapısının açıldığı ve evin arsası vasfında olduğu anlaşıldığına göre Hazinenin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, (B) harfi ile gösterilen taşınmazın arsa vasfıyla tesciline karar vermek gerekirken, taşlık vasfıyla davacı A.. G.. adına tesciline karar vermek isabetsiz ise de; bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın (B) harfli bölümüne ilişkin 3. paragrafında yer alan “taşlık” sözcüğünün hükümden çıkarılarak yerine “arsa” sözcüğünün yazılmasına ve hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA,
2- Dahili davalı Hazine vekilinin fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 103,68 m2'lik kısma yönelik temyiz itirazlarına gelince; ziraatçi bilirkişi M. G.
31.12.2013 tarihli raporunda çekişmeli taşınmazın %40-45 eğimli, üzerinde herhangi bir tarımsal üretimin yapılmadığı, toprak bünye ve yapı özelliği itibariyle tarımsal üretime uygun olmayan taşlı-kayalık, organik madde ve besin maddesi bakımından fakir yapıda olduğu, hali hazır durumu itibariyle tarımsal üretime uygun sayılan yerlerden olmadığı rapor edilmiştir. Buna göre, 3402 sayılı Yasa'nın 14 ve 17. maddelerinde düzenlenen zilyetlikle mülk edinme koşulları oluşmamıştır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2014/10651, K. 2014/15426, 17 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama