KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2014/11023 E., 2014/13842 K.·Mahkemesi : Nurdağı Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2014
- Tarihi
- 05/03/2014
- Numarası
- 2011/292-2014/51
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden A.. G.. vs. vekili Avukat L... Ö.. ile aleyhine temyiz istenilen E.. G.. vekili Avukat M... P.... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda Esenler Mahallesi çalışma alanında bulunan 458 ada 1 parsel sayılı 331,76 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı, ifraz, taksim ve bağış nedeni ile davalı H.. G.. adına tespit ve tescil edilmiş, daha sonra kayden satış yolu ile E.. G..’e devredilmiştir. Davacılar İ.. G.. ve müşterekleri, miras yolu ile gelen hakka ve paylaşmaya dayanarak taşınmazın veraset ilamındaki payları oranında adlarına tescili istemi ile dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile veraset ilamındaki payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemelerce verilecek her türlü kararların gerekçeli olması TC Anayasası'nın 141. maddesi gereğidir. Mahkeme hükmünün gerekçesinde nelerin bulunması gerektiği de HMK'nın 297. maddesi hükmünde gösterilmiştir.
Bu hükme göre tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin kararda gösterilmesi zorunludur.
Ne var ki, mahkemenin gerekçeli kararında belirtilen ilkeler doğrultusunda gerekçe yazılmamış, dosya kapsamı ve tanık beyanları denmek sureti ile soyut ifadelere dayanılmış, ayrıca davacı vekilinin 22.11.2013 tarihli dilekçesine atıf yapılmış, bu şekilde hangi beyanın hangi nedenle üstün tutulduğu veyahut hangi tutanaklardaki hangi belgeye değer verildiği konusunda gerekçe somutlaştırılmamış, sadece doktrin ve içtihatlara atıf yapılmakla yetinilmiştir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2014/11023, K. 2014/13842, 25 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama