KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2014/1156 E., 2014/4154 K.·Mahkemesi : Başkale Kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2014
- Tarihi
- 21/01/2009
- Numarası
- 2007/3865-2009/28
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında U. Köyü çalışma alanında bulunan. ada 62 parsel sayılı 10774,87 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen ve taksimen intikal ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı İ.. B.. adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden kaldığı, 1936 yılı umumi tahririnde Hazine adına kayıtlı bulunduğu ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ve davalı İ.. B.. tarafından temyiz edilmiştir.
Taraf teşkili dava koşulu olup, usulen taraf teşkili sağlanmadan davanın esasına girilerek hüküm kurulamaz. Somut olayda; davalı İ.. B.. adına çıkartılan duruşma günü ve dava dilekçesine ilişkin tebligat, herhangi bir şerh verilmeksizin köy muhtarı T.G.'e tebliğ edilmiştir.
Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinde; kendisine tebligat yapılacak kimse veya kendisi yerine tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildireceği,
ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağı hükme bağlanmış olduğuna göre dava dilekçesi ve duruşma gününün davalıya usule uygun şekilde tebliğ edildiğinden ve davalı yargılama sırasında vekil ile temsil edilmediğinden taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemeyeceği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca adı geçen davalı İ..
B..'a dava dilekçesi ve duruşma günü yöntemine uygun şekilde tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmalı, bundan sonra tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2014/1156, K. 2014/4154, 9 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama