İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 16. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2014/12457 K.2014/9782

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Esas2014/12457Karar2014/9782Tarih17 Temmuz 2014Okuma5 dk · 1.059 kelime

KÜNYE

16. Hukuk Dairesi 2014/12457 E., 2014/9782 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Temmuz 2014
Mahkemesi
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.059 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Davacı vekili, 329 parsel sayılı taşınmazın "ölü ... mirasçıları" adına kayıtlı iken imar uygulamasına tabi tutularak oluşturulan imar parsellerinden 8844 ada 1 ve 2 sayılı imar parsellerinde, anılan uygulama gereğince dağıtım cetvellerine göre ölü ... mirasçılarının paydaş kılınması gerekirken bu parsellerin tamamının ... adına yolsuz olarak tescil edildiğini ve bu hususun Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından tespit edilip, sicil kayıtlarına idari şerh konulduğunu, bu arada taşınmazların ifraz ve tevhidiyle aynı ada 11 ve 12 parsel sayılı taşınmazların meydana getirildiğini;

kayıt maliklerinden davalı ...'nin açtığı şerh terkini davasında atanan kayyuma verilen yetki uyarınca yolsuz tescilin giderilmesi amacıyla iş bu davayı açtıklarını ileri sürerek; tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır.

Yargılama sırasında Hazine, davaya davacı yanında feri müdahil olarak katılmış ve Hazine vekili tarafından 05.01.2012 tarihli dilekçeyle, ...'nin mirasçı bırakmadan ölmüş olduğunun tespiti halinde TMK'nın 501. maddesi gereğince Hazine adına tescil talep edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda "davacı kayyumun davasının kabulüne" karar verilmiş; hüküm, davalılar ..., ... ve ... vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

Dava, yolsuz tescil nedeniyle tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden.

329 parsel sayılı taşınmazın 01.02.1956 tarihinde tapulama suretiyle “ölü ... mirasçıları” adına kayıtlı iken imar uygulamasına tabi tutulduğu ve 09.06.1993 tarihinde dava dışı parsellerle birlikte çekişmeye konu 8844 ada 1 ve 2 sayılı imar parsellerinin oluşturulduğu, ne var ki, dağıtım cetvellerine göre 8844 ada 1 sayılı imar parselinin 783/823 payının ve 2 sayılı imar parselinin 1100/1140 payının “ölü ...” adına tescilleri öngörüldüğü halde anılan parsellerin tamamının ... adına kaydedildiği.

Şafak tarafından da 03.12.1993 tarihinde ...’a satış suretiyle temlik edildiği, bilahare her iki parselin 22.4.1994 tarihinde tevhit edilerek aynı ada 10 sayılı parsel olduktan sonra ifrazla 11 ve 12 sayılı parseller oldukları; ...'in, 22.4.1994 tarihinde satış yoluyla 11 sayılı parseli davalı ...’ye, 12 sayılı parseli ise, önceki malik Şafak’a satış yoluyla devrettiği.

Şafak’ın da 12 parsel sayılı taşınmazı 14.08.1998 tarihinde davalı ...’ya satış suretiyle temlikinden sonra 12

sayılı parselde 10.10.2008 tarihinde kat irtifakı tesis edildiği ve ....’nin 1 nolu bağımsız bölümünü 22.10.2008 tarihinde satış yoluyla devrettiği Mustafa Halil Ünsal’ın da aynı yolla 16.03.2009 tarihinde 1 nolu bağımsız bölümü davalı ...’ya temlik ettiği; davalı ...’nin 2 nolu bağımsız bölümü davalı ...’a 25.05.2009 tarihinde, 3 nolu bağımsız bölümü davalı ...’a 18.03.2009 tarihinde, 7 nolu bağımsız bölümü davalı ...’e 15.10.2008 tarihinde aynı yolla devrettiği ve halen 4, 5, 6, 8, 9, 10, 11,12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19 nolu bağımsız bölümlerin davalı ... adına kayıtlı bulundukları anlaşılmaktadır.

Öte yandan; davalı ... tarafından, 12 sayılı parsel sicil kaydına yazılan yolsuz tescille ilgili idari şerhin kaldırılması yönünde açılan ve ...

Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/169 Esasında kayıtlı dava dosyasında 14.04.2010 tarihli celsede verilen “ kayyıma dava konusu taşınmazın tapu kaydına konulan şerhe dayalı bir hakları varsa dava açması için süre verilmesine” yönelik ara karar üzerine ölü ... mirasçıları kayyımı tarafından eldeki davanın açıldığı, Hazinenin davaya müdahil olduğu, Ölü ... mirasçıları olduklarından bahisle farklı veraset ilamlarına dayanarak farklı kişilerce davaya müdahale talebinde bulunulmuşsa da, bu taleplerin Mahkemece reddedildiği dosya kapsamıyla sabittir.

Diğer taraftan; dava dışı kişilerin dava dışı parsellerle ilgili TMK'nın 713/2. maddesine dayalı olarak açtıkları tapu iptal ve tescil davalarında verilen bozma ilamları uyarınca ölü ...’nin mirasçılarının tespiti bakımından ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/762 Esas sayısıyla hasımlı veraset davası açıldığı ve bilahare görevsizlikle ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/180 Esas sırasına kaydedildiği, ayrıca ...

Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2011/1607 ve 2011/1608 Esas sayılı kayyumluğun kaldırılması yönünde açılan davaların bulunduğu görülmektedir. Hemen belirtmek gerekir ki, kayyımlığın kaldırılması dava dosyaları ile ölü ... mirasçılarının tespitine yönelik hasımlı veraset dava dosyasının eldeki davayı aktif husumet yönünden etkileyecekleri kuşkusuzdur.

O halde, anılan dava dosyalarının sonuçlarının beklenmesi ve sonuçlarına göre eldeki davanın irdelenmesi ve değerlendirilmesi gerekirken, anılan husus üzerinde durulmamış olması isabetsizdir. Kabule göre de; davalılar ikinci el konumunda olup, edinimlerinin iyiniyetli olup olmadığının araştırılması gerektiği de tartışmasızdır.

Bilindiği üzere; hukukumuzda, diğer çağdaş hukuk sistemlerinde olduğu gibi kişilerin huzur ve güven içerisinde alışverişte bulunmaları satın aldıkları şeylerin ilerde kendilerinden alınabileceği endişelerini taşımamaları, dolayısıyla toplum düzenini sağlamak düşüncesiyle, alan kişinin iyi niyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir.

Bu amaçla Medeni Kanunu'nun 2. maddesinin genel hükmü yanında menkul mallarda 988 ve 989 tapulu taşınmazların el değiştirmesinde ise 1023. maddesinde özel hükümler düzenlenmiştir. Öte yandan bir devleti oluşturan unsurlardan biri insan unsuru ise bunun kadar önemli olan diğeri topraktır.

İşte bu nedenle devlet, nüfus sicilleri gibi tapu sicillerinin de tutulmasını üstlenmiş, bunların aleniliğini (herkese açık olmasını) sağlamış, iyi ve doğru tutulmamasından doğan sorumluluğu kabul etmiş, değinilen tüm bu sebeplerin doğal sonucu olarak da tapuya itimat edip, taşınmaz mal edinen kişinin iyi niyetini korumak zorunluluğunu duymuştur.

Belirtilen ilke MK'nın 1023. maddesinde aynen "tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur" şeklinde yer almış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024. maddenin birinci fıkrasına göre "bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz" biçiminde öngörülmüştür.

Ne var ki; tapulu taşınmazların intikallerinde, huzur ve güveni koruma, toplum düzenini sağlama uğruna, tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden iktisapta bulunan kişinin, iyi niyetli olup olmadığının

tam olarak tespiti büyük önem taşımaktadır. Gerçekten bir yanda tapu sicilinin doğruluğuna inanarak iktisapta bulunduğunu ileri süren kimse diğer yanda ise kendisi için maddi, hatta bazı hallerde manevi büyük değer taşıyan ayni hakkını yitirme tehlikesi ile karşı karşıya kalan önceki malik bulunmaktadır.

Bu nedenle yüzeysel ve şekilci bir araştırma ve yaklaşımın büyük mağduriyetlere yol açacağı, kişilerin devlete ve adalete olan güven ve saygısını sarsacağı ve yasa koyucunun amacının ilk bakışta, şeklen iyi niyetli gözükeni değil, gerçekten iyiniyetli olan kişiyi korumak olduğu hususlarının daima göz önünde tutulması, bu yönde tüm delillerin toplanıp derinliğine irdelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir.

Nitekim bu görüşten hareketle "kötü niyet iddiasının defi değil itiraz olduğu, iddia ve müdafaanın genişletilmesi yasağına tabii olmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve mahkemece kendiliğinden (re'sen) nazara alınacağı ilkeleri 8.11.1991 tarih 1990/4 Esas 1991/3 sayılı İnançları Birleştirme Kararında kabul edilmiş, bilimsel görüşlerde aynı doğrultuda gelişmiştir.

O halde, yukarıda değinilen ilkeler doğrultusunda davalılar bakımından iyiniyet araştırması yapılmamış olması da doğru değildir. Diğer taraftan, yine kabule göre, 12 parsel sayılı taşınmazla ilgili kat karşılığı inşaat sözleşmesinin de değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi de isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

Temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle, hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine 17.07.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2014/12457, K. 2014/9782, 17 Temmuz 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/12457
Karar No
2014/9782
Tarih
17 Temmuz 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2014/12457 K.2014/15966
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2014/12460 K.2014/10449
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2014/12461 K.2014/10514
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2014/12461 K.2014/15481
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2014/12462 K.2014/12026
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2014/12462 K.2014/11024

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.