KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2014/137 E., 2014/2170 K.·Mahkemesi : Mutki Kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2014
- Tarihi
- 09/05/2013
- Numarası
- 2008/453-2013/135
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında O. Köyü çalışma alanında bulunan .. ada ... ve ... parsel sayılı, sırasıyla 4253,95 ve 4099,80 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar davacı M.. S..'un zilyetliğinde olduğu belirtilerek Toprak Tevzi Komisyonunca oluşturulan tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı M.. S.., miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli ... ada ... parsel sayılı taşınmazın 2024,83 metrekare yüzölçümündeki bölümünün kadastro tespitinin iptali ile davacı adına tapuya tesciline, kalan 2074,98 metrekare yüzölçümündeki bölümünün tespit gibi tesciline, çekişmeli ... ada ... parsel sayılı taşınmazın 476,66 metrekare yüzölçümündeki bölümünün kadastro tespitinin iptali ile davacı adına tapuya tesciline, kalan 3777,29 metrekare yüzölçümündeki bölümünün tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere göre davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca Kadastro Hakimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde ve çekişmeli taşınmazın tamamı hakkında sicil oluşturmaya elverişli bir karar vermek zorundadır.
Çekişmeli taşınmazın geometrik şeklini değiştirir şekilde verilen hükümlerin fen bilirkişi raporuna dayanması ve bu rapor ile irtibatlandırılması, hükmün infazı açısından zorunludur.
Somut olayda hükme esas alınan fen bilirkişisi Murat Bulut tarafından hazırlanan raporda ve ek raporda temyize konu taşınmazların hangi bölümünün ne miktarda tesciline karar verildiğini gösterecek şekilde fen bilirkişi raporu, haritası ve hüküm arasında irtibat kurulmamış olmakla hükmün infazında tereddüt meydana getirilmiştir. Diğer yandan fen bilirkişisi tarafından dosyaya sunulan rapor ve ek raporun Harita Yönetmeliğine uygun ve infazı kabil olduğu da söylenemez.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2014/137, K. 2014/2170, 6 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama