KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2014/13784 E., 2015/1972 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2015
- Dava türü
- KULLANIM KADASTROSU
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sonucunda .... Köyü çalışma alanında bulunan dava ve temyize konu 117 ada 86 parsel sayılı 194,71 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1/6 'şar hisse ile ....... evlatları ......, ......., ...., ..., ........... ve ....’nin kullanımında olduğu şerhi verilerek tarla niteliği ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ..., 19.05.2010 tarihli sözleşme ile taşınmazdaki ... payını satın aldığı bu payın kendi kullanımında olduğu iddiası ile adına zilyetlik şerhi verilmesi istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhinin terkini ile beyanlar hanesine “taşınmazın ...’nin kullanımında” olduğunun yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın davacının kullanımında olduğu gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamına, usul ve yasa hükümlerine uygun bulunmamaktadır.
Kullanım kadastrosuna itiraz davalarında davacı tarafın Hazineye ve varsa kullanıcılara karşı ispat yükümlülüğü nedeniyle husumetin, tespit maliki Hazine ile birlikte varsa tutanağın beyanlar hanesinde lehine kullanıcı şerhi verilen kişi ya da kişilere yöneltilmesi zorunlu olup, özen gösterilmediği takdirde hak sahipliğinin değişikliği sonucunu doğuracak bu tür davaların çekişmesiz yargı işi olduğundan söz edilemez.
Davacı tarafın, Hazineye ve diğer şerh sahiplerine karşı ispat yükümlülüğü bulunduğu dikkate alındığında eldeki dava, çekişmesiz yargı işi de olmadığından Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevine girmemektedir. Başka bir deyişle, kadastro tespit tutanağının kesinleştiği ve davanın çekişmesiz yargı işi de olmadığı gözetildiğinde eldeki davada görev, genel mahkeme sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesine ait bulunmaktadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2014/13784, K. 2015/1972, 12 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama