KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2014/14466 E., 2015/4160 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2015
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “fen bilirkişisi raporunda (A) harfiyle gösterilen bölüm yönünden yapılan incelemede; davanın, kadastro tespiti sırasında köy boşluğu niteliğinde tescil harici bırakılan taşınmazın kadastro öncesi nedene dayalı tescil istemine ilişkin olduğu, dava konusu bölümün öncesi ...'a aitken oğlu ...'a kaldığı, O'nun tarafından da dava dışı 127 ada 1 parsel sayılı taşınmazla bir bütün olarak davacı ...'a satıldığı ve davacı tarafından kullanılmaya başlandığının anlaşıldığı,
dava konusu bölümün köylünün ortak kullanımında olan yerlerden olmadığı davacı ve maliki evvellerinin kadastro tespitinden önce 20 yılı aşkın zilyetlikleri bulunmakta olup davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği, dava mirasçılar arasında ihtilafa ilişkin bulunmadığından, dava konusu bölüm ile bir bütün halde kullanılan 127 ada 1 parsel sayılı taşınmaz da davacı ... adına tespit ve tescil edildiğine göre davanın kabulüne karar vermek gerekirken; davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olduğu gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda fen bilirkişisi tarafından hazırlanan 06.05.2009 tarihli haritada (A) harfi ile gösterilen 124,50 m2'lik kısmın adanın en son parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak davanın tescil davası olması nedeniyle davalı Hazine ve Belediye Başkanlığı yasal hasım durumunda bulunduğundan vekalet ücreti de dahil hiçbir yargılama giderinden sorumlu tutulamayacağı gözetilmeden davalılar aleyhine yargılama giderine hükmedilmesi isabetsiz ve bozma nedeni ise de, belirtilen aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2014/14466, K. 2015/4160, 16 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama