KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2014/16251 E., 2015/5375 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2015
Karar Metni
520 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda ... çalışma alanında bulunan 105 ada 109 parsel sayılı 2.588.284,58 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kadim mera niteliği ile sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmiştir. Davacı ... vergi kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazın bir bölümünün tapu kaydının iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen 51.152.70 metrekarelik bölümünün davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli 105 ada 109 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen bölümü üzerinde davacı taraf yararına zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleştiği kabul edilmiştir.
Ne var ki, taşınmaz başında yapılan keşifte dinlenen komşu köy mahalli bilirkişileri ve tespit bilirkişileri çekişmeli taşınmaz dahilinde bulunan ve fen bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen çekişmeli taşınmaz bölümünün otunun biçilmek suretiyle kullanıldığını beyan etmiş, ziraat bilirkişisi raporunda çekişmeli 105 ada 109 parsel sayılı taşınmazın tamamının çayır vasfında olduğu ifade edilmiş olmasına rağmen taşınmazın öncesinin özel çayır vasfında mı, kamu malı niteliğinde çayır mı yoksa mera mı olduğu ayrıntılı olarak tespit edilmemiş, (C) bölümünün,
mera niteliğindeki taşınmazın geri kalan bölümü ile arasında ayırıcı unsur olup olmadığını irdelemeyen ziraatçi bilirkişi raporuyla yetinilerek karar verilmiş olması nedeniyle yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca sağlıklı sonuca varılabilmesi için öncelikle çekişmeli taşınmazı gösterecek şekilde tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesi en az 3 ayrı döneme ilişkin stereoskopik hava fotoğrafları getirtilerek dosya keşfe hazır hale getirilmelidir.
Daha sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu ile teknik fen bilirkişisi hazır olduğu halde keşif yapılmalıdır.
Keşif sırasında mahalli bilirkişi ve tanıklardan 105 ada 109 parsel dahilinde bulunan ve fen bilirkişi raporunda (C) ile gösterilen çekişmeli bölümün ilk maliki, intikali, tasarrufu, taşınmazın öncesinin mera, kamu malı niteliğinde çayır ya da özel çayır olup olmadığı, bu bölümün meraya doğru
genişleme ile elde edilmiş olup olmadığı hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı
bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, yargılama boyunca dinlenen bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde ise yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı, taşınmazın görüntüsü ve mera ile ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususlarındaki hakim gözlemi keşif tutanağına yansıtılmalı, teknik bilirkişiye keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, 3 kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarının da yer aldığı,
taşınmazı komşu parsellerle birlikte ele alan, mera ile ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını ve taşınmazın öncesini ve mevcut niteliğini açıklayan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, hava fotoğrafları jeodezi ve fotogrametri uzmanına tevdi edilerek taşınmazın geçmişteki niteliği, sınırları ve mera ile ayırıcı unsurlar bulunup bulunmadığı hususlarında dosya üzerinden rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2014/16251, K. 2015/5375, 4 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama