KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2014/16973 E., 2015/6706 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2015
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu ... çalışma alanında bulunan 199 ada 735 parsel sayılı 6.680,76 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve tarım alanına dönüştürülmesi mümkün olan yerlerden olması nedeniyle ve hali arazi vasfıyla ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., taşınmazın bir bölümüne irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile zilyet olduğu iddiasına dayanarak kendi adına tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile çekişmeli 199 ada 735 parsel sayılı taşınmazın 28.08.2013 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 1.058,20 metrekarelik kısmının çekişmeli taşınmazdan ifrazı ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı yararına zilyetlikte iktisap şartları oluştuğu kabul edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen zirai bilirkişi raporuna göre taşınmaz üzerinde halihazırda ve uzun süredir tarımsal faaliyet bulunmamakta olduğu bu sebeple mera ve çayır bitki örtüsü ile kaplı olduğu, taşınmaz üzerinde bulunan meyve ağaçlarının keşif tarihi itibariyle 3 ila 14 yaşlarında olduğu belirlenmiştir. Uzman ziraat bilirkişi raporu nazara alındığında taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu anlaşılmaktadır.
Bu tür yerlerin zilyetlikle iktisap edilebilmesi için 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17. maddesindeki şartların gerçekleşmiş olması gerekir. Taşınmazın bütünü itibariyle imar-ihya edilmediği, imar-ihya edilen bölüm üzerinde de davalı tarafın aralıksız, çekişmesiz ve malik sıfatı ile zilyetliğinin 20 yıla ulaşmadığı bu nedenle yukarıda belirtilen Yasa hükmündeki şartların gerçekleşmediği belirlenmiş bulunmaktadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2014/16973, K. 2015/6706, 26 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama