KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2014/18131 E., 2014/16082 K.·Mahkemesi : İstanbul Anadolu 12. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2014
- Tarihi
- 30/11/2012
- Numarası
- 2012/816-2012/1682
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sonucunda .... Mahallesi çalışma alanında bulunan 660 ada 1 parsel sayılı 278,51 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmaz üzerindeki 2 katlı binanın Paşa Kuru'nun kullanımında olduğu şerhi verilerek bahçe niteliği ile davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı S..
K.. ismi Sait olduğu halde beyanlar hanesinde isminin Paşa olarak yazıldığını öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın muhdesat bilgileri kısmında beyan olarak yer alan "Paşa Kuru" ibaresinin "Mustafa oğlu S.. K.." olarak düzeltilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Tapu Müdürlüğüne izafeten Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, duruşma açılmaksızın davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. HMK’nın 320/1. maddesi uyarınca, basit yargılama usulüne tabi dava ve işlerde eğer dosya üzerinden karar verilmesi mümkünse taraflar duruşmaya çağrılmadan sadece dilekçe ve delilleri dikkate alınarak karar verilebilir.
Hukuk Genel Kurulunun 26.6.2013 tarih, 2013/18-18 Esas, 2013/891 Karar sayılı kararında “ kişi özgürlükleri bakımından ağır sonuçlar doğuran, kişi için yeni bir hukuki statü doğuran” hukuki işlemlerde duruşma açılmadan evrak üzerinde karar verilmesinin isabetsizliğine değinilmiştir.
Tapu kütüğünün beyanlar hanesinde yazılı zilyetlik şerhine yönelik iş bu dava, tapu kütüğünün beyanlar hanesinde değişiklik meydana getiren, taşınmazın maliki olan Hazineyi de ilgilendiren, davacı ile şerh sahibinin aynı kişi olup olmadığı hususunun yöntemince araştırılmasını gerektiren bir dava çeşidi olup, kişi için yeni bir hukuki statü doğurduğu kuşkusuzdur. Mahkemece bu yön gözetilmeksizin duruşma açılmadan evrak üzerinden karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2014/18131, K. 2014/16082, 25 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama