KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2014/2904 E., 2014/9318 K.·Mahkemesi : İstanbul Anadolu 12. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2014
- Tarihi
- 22/10/2012
- Numarası
- 2012/1013-2012/1251
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sonucunda A.A. Mahallesi çalışma alanında bulunan . ada . parsel sayılı 157.61 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesinde 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı, bu parsel üzerindeki binanın Murat’a ait olduğu belirtilmek suretiyle, bahçe niteliği ile davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı T..
T.., çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesinde Murat olarak adı geçen kişinin babası olduğunu ve soyadı yazılmadığından “Murat” isminden sonra “T. olarak soyadının eklenmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesindeki "Murat" ibaresinin "Mahmut oğlu [TCKN] TC. Numaralı M. T. olarak düzeltilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, duruşma açılmaksızın davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. HMK’nın 320/1. maddesi uyarınca, basit yargılama usulüne tabi dava ve işlerde eğer dosya üzerinden karar verilmesi mümkünse taraflar duruşmaya çağrılmadan sadece dilekçe ve delilleri dikkate alınarak karar verilebilir.
Hukuk Genel Kurulunun 26.6.2013 tarih, 2013/18-18 Esas, 2013/891 Karar sayılı kararında “ kişi özgürlükleri bakımından ağır sonuçlar doğuran, kişi için yeni bir hukuki statü doğuran” hukuki işlemlerde duruşma açılmadan evrak üzerinde karar verilmesinin isabetsizliğine değinilmiştir.Tapu kütüğünün beyanlar hanesinde yazılı zilyetlik şerhine yönelik iş bu dava, tapu kütüğünün beyanlar hanesinde değişiklik meydana getiren, taşınmazın maliki olan Hazineyi de ilgilendiren, davacı ile şerh sahibinin aynı kişi olup olmadığı hususunun yöntemince araştırılmasını gerektiren bir dava çeşidi olup,
kişi için yeni bir hukuki statü doğurduğu konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Mahkemece bu yön gözetilmeksizin duruşma açılmadan evrak üzerinden karar verilmesinde bir isabet bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; mahkemece, duruşma açılmalı, taraf delilleri toplanılmalı, davacı ile şerh sahibinin aynı kişi olup olmadığı yöntemince araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2014/2904, K. 2014/9318, 30 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama