KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2014/5175 E., 2014/9691 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2014
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sonucu ... Köyü çalışma alanında bulunan 191 ada 3 ve 192 ada 1 parsel sayılı 6.573,13 ve 19.177,83 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., satın alma iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Tapusuz taşınmazlar menkul mal hükmünde olup mülkiyet, zilyetliğin devri ve teslimle karşı tarafa geçer. Somut olayda, tapuda kayıtlı bulunmayan taşınmazın öncesinde davalının zilyetliğinde olduğu uyuşmazlık konusu değildir.
Her ne kadar davalı tarafından 2005 yılında düzenlenen senetle bu yer 3. kişi ...'na satılmış, o da sonradan burayı davacıya satmışsa da söz konusu 2005 tarihli senette zilyetliğin devrine dair bir bilgi yer almadığı gibi, zilyetliğin, davalı tarafından adı geçen 3. kişiye devredildiği de kanıtlanamamıştır. Hal böyle olunca; mülkiyeti devralmayan 3. kişinin davacıya yaptığı satışa değer verilemeyeceği gibi esasen davacı da taşınmazda zilyet olmamıştır.
Belirtilen nedenlerle daha önce kendisi de başka bir şahıstan satın almak suretiyle taşınmazda lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesindeki koşulları oluşmuş olan davalının, tespit tarihine kadar 2 yıl süreyle taşınmazı kullanmamış olmasının mülkiyet hakkının sona erdiği şekilde değerlendirilmesi mümkün değildir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2014/5175, K. 2014/9691, 4 Temmuz 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama