KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2014/9009 E., 2015/7990 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2015
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında ... Köyü çalışma alanında bulunan 125 ada 5 parsel sayılı 174.655,71 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirtilerek ham toprak niteliği ile davalı ... adına, 135 ada 1 parsel sayılı 6.894,87 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ..., 125 ada 5 parsel sayılı taşınmazın bir bölümü ile 135 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tamamı hakkında tapu ve vergi kaydına dayanarak dava açmış, yargılama sırasında kesinleşmiş mahkeme ilamlarına da dayanmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... ve ... temsilcileri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazlar, yukarıda açıklandığı gibi belgesiz olarak davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı taraf tapu ve vergi kayıtlarına dayanarak dava açmış ve yargılama sırasında kesinleşmiş mahkeme ilamlarına da dayanmıştır. Ne var ki mahkemece keşif sırasında davacı dayanağı tapu ve vergi kayıtları ile mahkeme ilamları uygulandığı halde kararda bu deliller tartışılıp değerlendirilmeden zilyetliğe dayalı olarak hüküm kurulmuştur.
Tarafların dayanağı olan tapu ve vergi kayıtları ilgili taraf lehine olabileceği gibi aleyhine de delil teşkil edebilir. Bu nedenle dayanak tapu ve vergi kayıtları yöntemince uygulanıp, kapsamları belirlenmeli, ayrıca davacının dayanağı olan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/73 Esas, 1998/13 Karar sayılı dosyası ile ...
Asliye Hukuk Mahkemesinin 1959/73 Esas, 1962/543 Karar sayılı dosyası da değerlendirilmeli, bu ilamların taraflar yönünden kesin hüküm oluşturup oluşturmadığı tartışılmalı, kesin hüküm oluşturacağı sonucuna varıldığında, kesin hükmün ve tapu kayıtlarının kapsamı dışındaki yerler için davacının zilyetlik durumu değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece yetersiz araştırma ve uygulama ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2014/9009, K. 2015/7990, 16 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama