KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2014/9182 E., 2014/6977 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında tapu iptal ve tescil davasından doğan, dava sonucunda verilen kararın reddine ve bozulmasına ilişkin yukarda belirtilen ilamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi ... tarafından süresinde istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: 2613 sayılı Yasa uyarınca yapılan kadastro sırasında...
Mahallesi 113 ada 10 parsel sayılı 2.396,45 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı, ifraz ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ...oğlu ... adına tespit ve 21.9.1976 tarihinde tescil edilmiştir. Davacı ... vekili, 10.12.2007 tarihli dava dilekçesi ile çekişmeli taşınmazın 144 m2’lik bölümünü kadastrodan önce haricen satın alma iddiasına dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili ile davalılar ... ve müşterekleri vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 04.03.2014 tarih, 2013/14131 Esas, 2014/2077 Karar sayılı ilamıyla davacı tarafın temyiz isteminin süreden reddine, davalı taraf yönünden vekalet ücretinden bozulmasına karar verilmiştir.
Bu kez davacı vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.Gerekçeli karar davacı vekiline 05.02.2013 tarihinde tebliğ edilmiş ve karar 20.3.2013 tarihinde temyiz edilmiştir.
Davalı tarafın temyiz dilekçesi davacı tarafa 16.04.2013 tarihinde tebliğ edildiği ve davacının katılma yoluyla temyiz talebinde bulunduğu buna göre de temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan temyiz incelemesine göre; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına,
dava konusu 113 ada 10 sayılı parselin kadastro tespit tutanağının 21.09.1976 tarihinde kesinleştiği ve davanın 10.12.2007 tarihinde 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllk hak düşürücü sürenin geçtiği belirlendiğine göre davacı vekilinin temyiz taleplerinin reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına karar verilmesi gerekirken tebliğ tarihi ile temyiz tarihi arasında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici Madde 3/1. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 432. maddesinde düzenlenen 15 günlük temyiz süresi geçtiği kabul edilerek temyiz talebinin süre yönünden reddine
karar verilmesi doğru bulunmamaktadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2014/9182, K. 2014/6977, 26 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama