KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2015/10731 E., 2016/4313 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2016
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle.
"Mahkemece, çekişmeli taşınmazın vakıf taşınmazı olduğunun belirlenemediği, davacı yararına zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle karar verilmiş ise de; çekişmeli taşınmazın tespitine dayanak olan tapu kaydı ile komşu, aynı ada 127 sayılı parsele uygulanan tapu kaydının aynı mevkiye ait olup her iki kaydın birbirini sınır okuduğu göz önüne alındığında, diğer sınırları değişebilir nitelikte olan vakıf kaydının çekişmeli taşınmaza ait olduğunun tartışmasız olduğu, belirtilerek;
... ait vakfiye, vakıf kayıt ve defterleri ile diğer tüm belgeler üzerinde vakıflar hukuku konusunda uzman olan üç kişiden oluşacak bilirkişi kurulu aracılığı ile inceleme yapılarak vakıf türü ile dayanak vakfiyenin niteliği, tapu kaydı niteliğindeki kayıtlardan olup olmadığı hususlarında rapor alınması ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığının kesin olarak belirlenmesi; sonucuna göre karar verilmesi gereğine" değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişme konusu 101 ada 7 sayılı parselin davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozmaya uyulmakla bozma ilamı lehine olan taraf lehine usulü müktesep hak teşkil eder. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir.
Her ne kadar bozma ilamınına uyularak uzman 3 kişilik bilirkişiden rapor alınmış ise de; kaydın niteliği (tapu kaydı niteliğinde olup olmadığı) ve vakfın türü (niteliği)nün hiç değerlendirilmemiş olması nedeniyle alınan rapor hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca vakıflar hukuku konusunda uzman olan üç kişiden oluşacak bilirkişi kurulu aracılığı ile dosyada mevcut vakfı defteri kaydı üzerinde inceleme yapılmalı, taşınmaza aidiyeti belirlenen ... adına 25 dönüm yüzölçümlü cinsi zeytinlik, mevkisi ... “..., ..., kısmen ... muhacirlerinden ...kızı ...” olan vakıf kaydının tapu kaydı niteliğinde olup olmadığı kesin olarak belirlenmeli, yapılan araştırma sonucu kaydın tapu kaydı niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde tapuda kayıtlı taşınmazların zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı göz önüne alınmalı;
kaydın, tapu kaydı niteliğinde olmadığının belirlenmesi halinde ise "..." türü belirlenerek taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2015/10731, K. 2016/4313, 18 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama