KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2015/11034 E., 2017/5036 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2017
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı ..., ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve 1974 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmış, yargılama sırasında taşınmaz 4082 parsel altında ve 26.437,... metrekare yüzölçümü ile idari yoldan Hazine adına tapuya tescil edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 4082 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan ve teknik bilirkişiler ... ... ve ... ...'ın ........2011 havale tarihli raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen ....497,60 metrekarelik kısma ait tapu kaydının iptaline ve davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen bölüm üzerinde davacı yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davacı adına tesciline karar verilen (A) bölümünün geometrik şekli ........2014 havale tarihli fen bilirkişisi raporu ile 08.....2014 havale tarihli jeoloji mühendisi bilirkişi raporunda tamamen farklıdır.
Jeoloji bilirkişisi raporunda, kullanım olmayan ve hafriyat dökülü alan olarak gösterilen bölümlerin de davacı adına tesciline karar verilen bölümler içerisinde yer alıp almadığı anlaşılamadığı gibi bu durum infazda da tereddüt oluşturacağından, mahkemece dosyanın aynı bilirkişilere tevdii ile,
hakkında davacı adına tescil hükmü kurulan fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölüm içerisine jeoloji raporunda belirtilen hafriyat dökülü bölümlerin dahil olup olmadığı ve davacının adına tescil talep ettiği taşınmaz bölümünün de tereddüte yer vermeyecek şekilde ortak olarak düzenleyecekleri krokide gösterilmesi istenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2015/11034, K. 2017/5036, 3 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama