KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2015/12457 E., 2017/5433 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2017
- Kanun yolu
- TEMYİZ
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda ... Köyü çalışma alanında bulunan 136 ada 27 parsel sayılı 356,82 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kargir sağlık ocağı ve arsası niteliğiyle ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... vekili, tapu kaydına dayalı olarak taşınmazın ... adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, 6360 sayılı Yasa uyarınca davaya dahil edilen... Büyükşehir Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, davalı ... Belediyesinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı Kadastro Mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır” hükmü öngörülmüştür.
Hal böyle olunca; davalı aleyhine yargılama giderine hükmolunmaması gerekirken yazılı şekilde hüküm oluşturulması isabetsiz ise de, yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik olarak düzenlenen hükmün 3, 4, 5. bentlerinin hüküm yerinden çıkartılmasına, yerine 2. bent olarak “harç alınmasına yer olmadığına, davacı ... tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2015/12457, K. 2017/5433, 19 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama