İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 16. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2015/1362 K.2015/919

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Esas2015/1362Karar2015/919Tarih10 Şubat 2015Okuma5 dk · 1.045 kelime

KÜNYE

16. Hukuk Dairesi 2015/1362 E., 2015/919 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Şubat 2015
Dava türü
TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.045 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sonucu .... Köyü çalışma alanında bulunan 166 ada 3 parsel sayılı 5.606.822,08 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, mera niteliği ile orta malı olarak sınırlandırılmıştır. Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve bağışlama iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davacının ada/parsel numarasını yanlış bildirmesinin ret sebebi sayılamayacağına yönelik usule ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 22.961,50 metrekarelik bölümünün davacı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı .... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve bağışlama iddiasına dayanarak çekişmeli taşınmaz bölümünün mera sınırlandırmasının iptali ile adına tescili talebinde bulunmuştur. Mahkemece kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır.

Mahkemece, davacı adına tescile karar verilen bölümün taşınmaz içerisinde nereye isabet ettiği konusunda keşfi izlemeye ve denetime elverişli krokili rapor alınmamış, kadim ve tahsisli mera üzerinde durulmamış, bu konuda herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır.

Uyuşmazlığa ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 14.11.2012 tarih 2012/7-485-788 Esas, Karar sayılı kararında “Mera, bir veya birden fazla köy veya kasaba halkının bağımsız olarak veya birlikte kullanmak üzere, yetkili makam tarafından tahsis edilmiş olan veya böyle bir tahsis bulunmamasına karşın kadimden beri (öncesi belli olmayan bir zamandan beri), ilgili köy veya kasabalar tarafından mera olarak kullanıla gelen ve hak sahiplerinin mevcut intifa hakları dışında üzerinde fiilî ve hukukî tasarruflarda bulunamadıkları arazi parçasıdır.

Bir yerin mera sayılabilmesi için bu amaçla bir köy veya kasabaya tahsis edilmesi gerekir. Bir tahsis bulunmadığı takdirde, kadimden beri o yerin mera olarak kullanıla gelmiş olması gerekir. Mera hangi köy veya kasabaya tahsis edilmiş veya hangi köy veya kasaba kadimden beri o yeri mera olarak kullanıyorsa, ancak o köy veya kasabaların ahalisi meradan istifade edebilirler; başkalarının meradan faydalanma hakkı yoktur.

Mera olarak tahsis edilmiş olan veya kadimden beri mera olarak kullanıla gelen yerler alınıp satılamaz, üzerine bina yapılamaz, ağaç dikilerek koru, bağ ve bahçe tesis edilemez. Meraların sınırlarının daraltılıp genişletilmesi ve zamanaşımı ile özel mülkiyete geçirilmesi mümkün değildir. Meraların vasfı değiştirilemez ve ziraat arazisi haline getirilemez.

Bir yerin mera olarak kabulü için sadece o yerin tabiî özellikleri itibariyle, hayvan otlatılmaya müsait olması yetmez, aynı zamanda hukukî bir unsurun da buna eklenmesi gerekir. Bu hukukî unsur tahsis ve kadimden beri kullanmadır. Bir yere hukuken mera vasfını verebilmek için iki unsurdan birinin bulunması gerekir (Cin,Halil:Türk Hukukunda Mera Yaylak ve Kışlaklar, 2.Bası, Ankara 1980, sahife:37 vd.).

Bu unsurlardan ilki olan tahsis, bir devlet malını umumun faydalanmasına veya herhangi bir kamu hizmetine arzetmek, bağlamak demektir. Yani, tahsis devletin hususi emlâkine dahil olan bir malı, kamu emlâki kategorisine sokan bir idarî tasarruftur. Tahsis hususî malı, kamu emlâki haline getirebileceği gibi, bir kamu malını, bir kamu hizmetinden başka bir kamu hizmetine de nakledebilir.

Meralar bahse konu olunca, tahsis devlete ait olan bir arazinin, bir köy veya kasaba ahalisinin ihtiyaçlarını karşılamak için süresiz ve şartsız olarak terk edilmesi demektir. Mera olarak tahsis edilen arazi üzerinde artık devlet mülkiyet ve tasarruf hakkını kullanamaz. Devlet mera olarak tahsis edilen arazi üzerinde sadece bir kontrol ve muhafaza hakkı sahibidir. Kadimden beri kullanma ise ikinci hukuki unsurdur. Kadim, başlangıcı bilinemeyecek kadar eski olan demektir.

Süresi ne kadar uzun olursa olsun, başlangıcı bilinen kullanma veya intifa kadim sayılmaz. Bu sebeple, bir taşınmazın mera olarak kullanılmaya başlandığını belli bir tarihe bağlamak mümkünse, kadimden bahsedilemez. Bir tahsis belgesi ile mera olduğu ispat edilemeyen yer, ilgili köy veya şehir ahalisi tarafından kadimden beri mera olarak kullanılmakta ise ve bu husus ispat edilebilirse, mera iddiası kabul edilecektir.

Burada ispat edilecek olan husus, kadimden beri bir tahsisin mevcut olduğu değil, davalı veya davacı köy veya kasaba ahalisinin o yeri mera olarak kadimden beri kullanmakta oldukları vakıasıdır (Cin,Halil:a.g.e, sahife:37,38). (HGK'nun 30.10.1991 gün ve 1991/8-427 Esas, 1991/544 Karar, 3.5.1995 gün ve 1995/17-149 Esas, 1995/502 Karar, 17.12.2003 gün ve 2003/8-742 Esas, 2003/775 Karar, 10.05.2006 gün ve 2006/8-240 Esas, 2006/292 Karar sayılı ilamları)” denilmiştir.

Dosya kapsamından; dava konusu 166 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kadimden beri Kaşak Köyü halkı tarafından mera olarak kullanıldığı gerekçesiyle 3402 sayılı Kanun'un 16/B maddesine istinaden mera olarak sınırlandırıldığı belirtilmek suretiyle kadastro tespitinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle Mahkemece yapılacak iş; öncelikle çekişmeli taşınmazın kadim mera olup olmadığının tespit edilmesidir.

Çekişmeli taşınmazın kadim mera olduğunun tespit edilmesi halinde kadim merada davacının zilyetliğine itibar edilemeyeceğinden davasının reddine karar verilmelidir. Kadim mera olmadığı anlaşılması halinde kadastro tespit tarihine kadar 20 yılı aşan kazanmayı sağlayan zilyetliğin gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun araştırılması gerekir.

Bunun için öncelikle çekişmeli bölümün taşınmazın içinde hangi kısma isabet ettiği bilirkişiye işaretlettirilerek bu bölüme en yakın komşu parsellerin tutanakları ve varsa dayanak kayıtların onaylı örnekleri getirtilerek mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır.

Keşifte üç kişilik ziraatçı bilirkişi kurulu, teknik bilirkişi ve komşu köylerde oturan, davada yararı bulunmayan ve elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu ile tarafların aynı nitelikteki kişiler arasından bildirecekleri tanıklarından çekişmeli taşınmazla ilgili bilgi alınmalıdır.

Yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, zilyetliğin kimden kime ve nasıl geçtiği; çekişmeli taşınmazın öncesinin kadim mera olup olmadığı; taşınmazın, kadastro tespit tarihine kadar ve halen mera olarak kullanılıp kullanılmadığı gibi hususlar tek tek ve olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalı; yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler, gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri, komşu taşınmazların tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmelidir.

Keşfe katılacak ziraatçi bilirkişi kurulundan; çekişmeli taşınmazın tarımsal niteliğini bildiren, zilyetlikle edinilebilecek kültür arazisi olup olmadığını açıklayan, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı değerlendirmeyi içeren, temyize konu bölümün diğer bölümlerden ne şekilde ayrıldığı ve bitişiğindeki meranın devamı niteliğinde olup olmadığını açıklayan, gerektiğinde çekişmeli taşınmazın değişik yönlerden çekilecek fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınarak çekişmeli taşınmazın imar-ihya öncesi niteliği ile imar-ihyanın hangi tarihte başlayıp, hangi tarihte tamamlandığı,

zilyetliğin başlangıcı ve sürdürülüş biçimi kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptanmalı, uzman fen bilirkişisinden ise keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak verir şekilde ve dava konusu taşınmaz bölümünün parsel içerisinde nereye isabet ettiğini gösterir biçimde ayrıntılı rapor alınmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi kabule göre de etrafı mera ile çevrili taşınmazın ortasında kalan çekişmeli bölümün mera bütünlüğünü bozacak nitelikte olduğunun dikkate alınmaması da isabetsizdir. Davalı .... vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 10.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2015/1362, K. 2015/919, 10 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/1362
Karar No
2015/919
Tarih
10 Şubat 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/1362 K.2015/3815
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2015/1362 K.2015/5684
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2015/1362 K.2015/2019
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2015/1362 K.2015/1833
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2015/1362 K.2015/2114
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2015/1362 K.2015/6670

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.