KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2015/13814 E., 2018/285 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2018
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı ... temsilcisi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında yol olarak tescil harici bırakılan taşınmaz bölümü hakkında, tapu kaydına dayanarak tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro sırasında yol olarak tespit harici bırakılan taşınmaz bölümünün tapu kaydına dayanılarak ... adına tescili istemine ilişkindir. Davacı ..., kamulaştırma yoluyla oluşan tapu kaydına dayanmış ve çekişmeli taşınmazın tapu kaydının kapsamında kaldığını ileri sürerek tescil isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaz bölümünün davacı Hazineye ait tapu kaydının kapsamında kaldığı ancak fiilen yol olarak kullanıldığı ve kadastro paftasında da yol olarak gösterildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir.
Mahallinde yapılan keşif sırasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20/A maddesi uyarınca haritasına göre yapılan tapu uygulamasında, fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen çekişmeli taşınmaz bölümünün, davacı Hazinenin dayandığı tapu kaydının kapsamında kaldığı belirlenmiştir. Esasen, çekişmeli taşınmaz bölümünün Hazineye ait tapu kaydının kapsamında kaldığı noktasında herhangi bir ihtilaf bulunmadığı gibi, mahkemenin kabulü de bu yöndedir.
İhtilaf, Hazineye ait tapu kaydı kapsamında kalan taşınmazın, fiilen yol olarak kullanılması halinde tapu kaydına itibar edilip edilmeyeceği noktasındadır. Tapu kayıtları mülkiyet belgesi olup, tapu kaydı kapsamında kalan taşınmazın niteliği ve kullanım şekli tapu kaydının mülkiyet belgesi olmasına mani teşkil etmeyeceği gibi, taşınmazın kullanım şeklinden yola çıkılarak tapu kaydının hukuki kıymetini kaybettiği şeklinde bir değerlendirme de yapılamaz.
Öte yandan, Hazineye ait tapulu taşınmazlar üzerindeki zilyetlik hukukça bir değer taşımayıp, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nın 13/B-b maddesinde yer alan düzenlemenin Hazineye ait tapulu taşınmazlar bakımından uygulanma olanağı da bulunmamaktadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2015/13814, K. 2018/285, 29 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama