KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2015/13884 E., 2017/6189 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2017
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu ... Köyü çalışma alanında bulunan 210 ada 27 parsel sayılı 8.346,78 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., çekişmeli taşınmazın müşterek muristen intikal ettiği ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediği iddiasına dayanarak, miras payı oranında tapu kaydının iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, muris ...'in sağlığında yaptığı paylaştırma ile çekişmeli taşınmazın davalının annesi...'e isabet ettiği,...'den de davalıya intikal ettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, ret gerekçesi dosya kapsamına, usul ve Yasa’ya uygun düşmemektedir. Dava terekeye dahil olduğu iddia olunan taşınmazdaki miras payına yönelik olarak açılmış tapu iptali ve tescil davasıdır.
Davalı ..., annesi ... halen hayatta olduğundan muris.... terekesine karşı 3. kişi durumundadır. Terekeye dahil bir taşınmaz için bir mirasçı tek başına 3. kişiye karşı miras payının adına tescili istemiyle dava açamaz.
Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların tereke malları üzerinde belli pay veya payları olmayıp, haklarının terekenin tamamını kapsadığı, TMK'nın 702. maddesine göre topluluk devam ettiği sürece tasarrufi işlemlerde tüm ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerektiği açıktır. Bu halde mirasçılardan birisinin kendi payı hakkında açtığı dava, diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2015/13884, K. 2017/6189, 6 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama