KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2015/16595 E., 2015/15129 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2015
- Dava türü
- KULLANIM KADASTROSU
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında ... Köyü çalışma alanında bulunan 987 parsel sayılı 1698 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ...'in kullanımında olup taşınmaz üzerinde bulunan 2 katlı beton ev ve 2 adet kargir ahırın ...'e ait olduğu şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ..., taşınmazın 1993 yılından beri kendi fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında ... mirasçıları davaya dahil edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda kısa kararda konusuz kaldığından dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, gerekçeli kararda davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde yer alan adil yargılanma hakkı ve bu hakkın garantileri olan "aleni yargılama ilkesi" ve "hukuki dinlenilme hakkı"nın amacı, yargılama sürecini ve kararın verilişini kamu denetimine açık tutmak suretiyle adaletin yerine getiriliş biçimini görünür kılmak, kamu eliyle karar verme sürecini denetleyerek kişinin adil yargılanma hakkını güvence altına almak ve adalete güveni korumaktır.
Anılan prensipler, mahkemelerce duruşmada tefhim edilen hüküm sonucu ile gerekçeli kararın uyumlu olmasını zorunlu kılmaktadır. Nitekim, 10.04.1992 tarih 1991/7 Esas 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Bileştirme Kararı ile 6100 sayılı HMK'nın 298. maddesi hükümleri de gerekçeli kararın, tefhim edilen kısa karara uygun bulunmasını gerektirmektedir.
Ne var ki, mahkemenin 23.05.2012 tarihli son celsesinde tefhim edilen kısa kararda "dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına" karar verildiği halde gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, "davanın feragat nedeniyle reddine" karar verilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2015/16595, K. 2015/15129, 8 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama