KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2015/16806 E., 2017/6672 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2017
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında ... Köyü çalışma alanında bulunan 117 ada 13 parsel sayılı 116.083,42 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması nedeniyle ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiş, sonrasında mera vasfıyla orta malı olarak tapuya tescili yapılmıştır. Davacı ..., irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve adına tescil istemiyle dava açmış, yargılama sırasında tüm ... mirasçıları adına tescilini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ..., çekişmeli 117 ada 13 parsel sayılı taşınmazın babas....’tan intikalen kendi zilyetliklerinde olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, muris....mirasçıları arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu bu nedenle davacıya diğer mirasçıların davaya muvafakatlerini sağlaması için iki kez süre verildiği, ikinci kez verilen sürenin kesin süre olduğu ihtar edilmesine rağmen gereğinin yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Davacı ..., dava konusu taşınmazın muris ...’tan intikal ettiğini belirttiğine ve yargılama sırasında da tüm mirasçıları adına tescil istediğine göre 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca, mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu şüphesizdir.
Miras yoluyla gelen hakka dayanılarak terekeye tabi bir taşınmaz için üçüncü kişiye karşı genel mahkemelerde açılacak davalarda, tüm mirasçıların birlikte dava açmaları veya diğer mirasçıların muvafakatlerini almaları ya da miras şirketine temsilci tayin ettirmeleri gereklidir.
Mahkemece, davacı taraftan muris....’ın veraset ilamı istenmediği gibi, 04.06.2015 tarihli celsede davacıya, murisin tüm mirasçılarını davaya dahil etmesi ve muvafakatlerini alması için gelecek celseye kadar kesin süre verilmiş ise de, muvafakatleri sağlanamadığı takdirde terekeye temsilci atanması gerektiği hususu hatırlatılmamış; ayrıca verilen kesin sürenin sonucu da açıkça ihtar edilmemiştir.
Bu durumda verilen kesin sürenin usul ve Yasa’ya uygun olduğundan bahsedilemeyeceğinden
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2015/16806, K. 2017/6672, 19 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama