KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2015/17030 E., 2017/6174 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2017
- Dava türü
- MUHDESAT ŞERHİNİN DÜZELTİLMESİ
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 109 ada 4 parsel sayılı 454 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle ... adına, beyanlar hanesinde; "(A) harfi ile gösterilen kargir evin ..., (B) harfi ile gösterilen kargir evin ...’e ait olduğu" şerhi verilmek suretiyle tespit ve tescil edilmiş, sonrasında kayden ... mirasçıları adına intikal etmiştir. Davacı ..., taşınmazın beyanlar hanesinde (B) harfi ile gösterilen evin 2 katlı olduğu ve 2. katın da kendisine ait olduğu iddiasıyla beyanlar hanesindeki şerhin düzeltilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece özetle, davanın muhdesat aidiyetinin tespiti işlemine ilişkin olduğu, dava konusu taşınmaza yönelik olarak açılmış ortaklığın giderilmesi ve kamulaştırma davası bulunmadığı, davacının bu davayı açmakta hukuki yaranın olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, karar gerekçesi dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayanılarak açılmış olduğuna göre davacının hukuki yararının bulunması için ortaklığın giderilmesi veya kamulaştırma davası açılmış olmasına gerek bulunmamaktadır. Ne var ki; dava konusu 109 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağı 06.11.1986 tarihinde kesinleşmiş, dava 13.05.2014 tarihinde açılmıştır. Dolayısıyla 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesi gereğince öngörülen on yıllık hak düşürücü süre geçmiştir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2015/17030, K. 2017/6174, 6 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama