İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 16. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2015/18835 K.2016/6609

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden ... vekili Avukat ... ile aleyhine temyiz istenilen vekili Avukat ... ve ... vekili Avukat…

Esas2015/18835Karar2016/6609Tarih14 Haziran 2016Okuma5 dk · 982 kelime

KÜNYE

16. Hukuk Dairesi 2015/18835 E., 2016/6609 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Haziran 2016
Dava türü
KULLANIM KADASTROSU
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

982 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden ... vekili Avukat ... ile aleyhine temyiz istenilen vekili Avukat ... ve ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kullanım kadastro sırasında ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 129 ada 20 parsel sayılı 321,20 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 2009 yılından beri davalı ...'un kullanımında olduğu belirtilerek davalı adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., taşınmazın kendi kullanımında olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece çekişmeli taşınmazın kullanım kadastrosunun yapıldığı sırada davacı tarafından kullanıldığına dair kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların taşınmazın davalı tarafından kullanıldığını belirttikleri gerekçe gösterilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.

Çekişmeli 129 ada 20 parsel sayılı taşınmazın öncesinde dava konusu olmayan aynı ada 18 ve 19 parsel sayılı taşınmazlarla bir bütün halde davacının murisi ...'ın kullanımında olduğu hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır.

Davacı ..., bu taşınmazın öncesinde 800 metrekare yüzölçümlü olarak murisi tarafından satın alındığı, 400 metrekarelik bölümünün kendisi ve iki kardeşine babaları tarafından verildiğini, kalan 400 metrekarelik bölümünün ise murisin kendi uhdesinde bıraktığını, kendisi ve kardeşleri adına ve muris adına 1984 yılında alınmış iki adet 400'er metrekare yüzölçümlü tapu tahsis belgelerinin mevcut olduğunu, murise ait bölümün murisin ölümüyle eşi ve çocuklarına kaldığını, murisin eşi ...'nün miras payını 2004 tarihli senet ile amcası (aynı zamanda murisin kardeşi) ...'ya sattığını,

diğer kardeşlerinin de paylarını kendisine devrettiğini ve taşınmazın bu şekilde 19 ve 20 parseller olarak kendi kullanımında olduğunu öne sürmüş, davalı ... ise 20 parsel sayılı taşınmazı murisin eşi ... 'tan satın aldığını ve kendi kullanımında olduğunu savunmuştur. İddia ve savunma karşışında kullanım kadastrosunun yapıldığı sırada taşınmazın kim veya kimler tarafından ve nasıl kullanıldığı noktasında toplanmaktadır.

Dosyanın incelenmesinde, taşınmazın murisi ...'ın kullanımında iken ölümüyle mirasçılarına intikal ettiği, murisin eşi ... 'ın 14.07.2004 tarihli noter senediyle 2053 parsel (dava konusu taşınmazın da içinde bulunduğu geniş bir alanı kapsayan adına kayıtlı taşınmaz) üzerinde bulunan ve muristen mirasçılarına intikal eden 400 metrekarelik taşınmazdaki hak ve hisselerini ...'a satması için ... oğlu ...'a vekalet verdiği ve bilahare de bu payın ... tarafından satın alındığı ve taşınmaz üzerine ev yaptırılmak suretiyle adına kullanıcı tespiti yapılan 129 ada 18 parsel sayılı taşınmazın oluştuğu,

... tarafından ayrıca 18.06.2009 yılında bu taşınmazı satması için ...'a (davalının oğluna) noterden verilen vekalet bulunduğu ve ...'un da aynı gün bu taşınmazı harici senetle davalıya devrettiği, ... 'ın 18.06.2009 tarihli noterden satışının dayanağının da muris ... tarafından verilen "...

Sokak No....'te bulunan arsasının ...'in sınırı tarafından 500 metrekaresini eşi ... 'a sattığına" dair 05 Nisan 2000 tarihli harici satış sözleşmesinin olduğunun iddia edildiği, 05 Nisan 2000 tarihli satış sözleşmesinde bulunun imzanın bilirkişi incelemesi sonucunda murise ait olmadığı saptandığı,

her ne kadar incelemenin sözleşmenin aslı üzerinden değil, fotokopisi üzerinden yapılması nedeniyle raporun hükme esas alınması mümkün değilse de sözleşmenin yapıldığı tarihte murisin ...'da hastanede yattığı ve kısa süre sonra da yine ...'da öldüğüne dair Alman resmi makamlarından alınmış ve yeminli tercüman ve noter kanalıyla yapılan tercüme evrakları dikkate alındığında 05 Nisan 2000 tarihli sözleşmenin geçerliliğinin bulunmadığının kabulü gerektiği anlaşılmaktadır.

Kaldı ki, ... 'ın zaten muristen gelen payını 14.07.2004 tarihinde noterden satması nedeniyle taşınmaz üzerinde kullanıcı sıfatının kalmadığından davalı ...'un ... 'tan taşınmazı satın aldığına dair aralarında yaptıkları sözleşmenin soyut nitelikte bulunduğu yani ...'nün taşınmaz üzerinde fiilen olmayan kullanım hakkınıda devredemeyeceğinden davalı ...'un ancak ... 'ın kendisine taşınmazı sattığına dair noter sözleşmesinin yapıldığı 18.06.2009 tarihi ile tespitin yapıldığı 28.06.2010 tarihi arasında taşınmazda eklemeli kullanım hakkına değil bizzat kullanıma dayanabileceği açıktır.

Somut olayda ispat yükünün davacı tarafta olduğuna göre bu tarihler arasında davacının taşınmazda bir kullanımının bulunup bulunmadığının da çözümlenmesi gerekecektir. Çekişmeli taşınmazın arsa niteliğinde olduğu ve bir bölümünün üzerinde muris ...'ın sağlığında yapılmış bina temelinin bulunduğu belirlenmiştir.

2012 yılında yapılan keşifte dinlenen davalı tanığı ..., taşınmaz üzerindeki konteynerin ne zaman konulduğunu bilmediğini, diğer dinlenen davalı tanıklarının kullanıma ilişkin bir bilgilerinin bulunmadığı, 2015 yılında yapılan keşifte dinlenen muhtar ..., taşınmazın bir kısmının eskiden bahçe olarak kullanıldığını, 7-8 yıldır kulanılmadığını, davalının 6 ay kadar önce taşınmazı temizlettiğini, 3-4 yıldır taşınmaz üzerinde konteynır olduğunu ve davalı tarafından odun deposu olarak kullanıldığını, tespitten önce davalının kullanımının olup olmadığını bilemediğini,

hükme esas alınan davacı tanığı ... ise keşif sırasında görünen demir kazıklar ve perdenin 2-3 gün önce yapıldığını, eskiden beri boş alan ile binanın (davacıya ait 19 parselde bulunan bina) bulunduğu kısım arasında herhangi bir sınır olmadığını 10 yıl öncesine kadar her iki taşınmazı kullandıklarını, boş alanlara bahçe ekmek sureti ile kullandıklarını, sadece inşaat temelinin olduğu kısmı kullanamadıklarını, tavuklarının olduğu için daha sonra bahçe ekmediklerini, ancak tavuklarının her iki taşınmazda da dolaşmakta olduğunu,

davalı ...’un inşaat temeli olan kısma müdahalesinin kadastrodan sonra başladığını ve burayı kendi adına yazdırdığı için prefabrik konteynır koyarak ve odun depolayarak kullanmaya başladığını bildirmiştir.

Hal böyle olunca; davalının taşınmazı satın aldığı tarih ile tespitin yapıldığı tarih arasında geçen bir yıllık sürede fiili bir kullanımının bulunmadığı, davalının fiili kullanımının tespitten daha sonra konteynır koymak suretiyle başladığı, davacının ise tespitten önce kendi adına kullanıcı şerhi verilen ve üzerinde evi bulunan 19 parsel sayılı taşınmaz ile birlikte dava konusu taşınmazı da bir bütün olarak arsa niteliğiyle kullandığı,

kullanımının kardeşinin kızının bu evde kira almaksızın oturması ve kiracı olarak oturan yeğeninin de çekişmeli taşınmazı evin devamı olarak bahçe şeklinde kullanması şeklinde olduğu dikkate alındığında davacının tespitten önce taşınmazın kullanıcısı olduğunu ispatladığı anlaşıldığından davacının davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 1.350,00 TL vekalet ücretinin aleyhine temyiz olunan taraftan alınarak,

duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren davacı tarafa verilmesine, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacıya iadesine,

SONUÇ / HÜKÜM

14.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2015/18835, K. 2016/6609, 14 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/18835
Karar No
2016/6609
Tarih
14 Haziran 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2015/18836 K.2016/11357
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2015/18837 K.2016/11358
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2015/18838 K.2016/9124
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2015/18838 K.2016/11409
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2015/18839 K.2016/11410
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2015/18840 K.2016/11411

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.