KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2015/18910 E., 2018/5081 K.·Mahkemesi: 1. Kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2018
- Davatürü
- KADASTRO
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Kadastro sırasında ... İlçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan temyize konu 459 ada 3 parsel sayılı 160.128,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla 240 payı ... oğlu ..., 240 payı ... oğlu ... ve kalan payı ise ... oğlu ... mirasçıları adına miras payları oranında olmak üzere tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, çekişmeli taşınmaza uygulanan vergi kaydının miktar fazlasının devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ve tespit maliklerinin zilyetliklerinin bulunmadığı iddiasıyla, miktar fazlasının Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli 459 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tamamı 181440 pay kabul edilerek ... oğlu ..., ... ve ... mirasçıları adına miras payları oranında tarla vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına,
çekişmeli taşınmazın tespitine esas alınan vergi kaydının kuzey hududunda okunan dere sınırının sabit sınır olarak kabul edilmesi mümkün değil ise de, vergi kayıt malikleri arasındaki ilişki müşterek mülkiyet şeklinde olup; her bir müşterek malik (mirasçıları lehine) lehine ayrı ayrı belgesizden zilyetlikle edinilebilecek miktar limitinin dolmadığının, vergi kayıt miktar fazlası taşınmaz üzerinde de davalılar yararına zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiğinin anlaşılmasına göre;
davacı Hazine vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde hüküm kurmak zorundadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2015/18910, K. 2018/5081, 26 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama