KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2015/19237 E., 2018/1579 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2018
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu... Köyü 146 ada 12 parsel sayılı 3.571,91 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı, harici ifraz, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ...; aynı ada 16 parsel sayılı 1.017,85 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı, harici ifraz, taksim ve bağış nedeniyle davalı .... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar İ... ve ..., tapuda 1/3 paylarla malik oldukları komşu 146 ada 15 parsel sayılı taşınmaza dahil olması gereken taşınmaz bölümlerinin çekişmeli taşınmazlar içerisinde tespit ve tescil edilmesinin hatalı olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, kendilerinin 1/3’er paylı olarak malik oldukları 146 ada 15 parsel sayılı taşınmazın eksik tespit edildiği iddiasıyla dava açmış olup, bu taşınmazın tapu maliki sadece davacılar İsak ve ... değildir, bu kişilerden başka dava dışı ....’in de bu taşınmazda kayıt maliki olduğu, dosya arasında bulunan tapu kayıt örneğinden anlaşılmaktadır.
Nitekim; iddianın öne sürülüş biçimine göre mahkemece verilecek karar sonucunda taşınmazın kadastro sonucu belirlenen sınırlarının değişmesi ihtimali bulunmaktadır. Bu nedenle bu davanın kayıt maliklerinin tümü tarafından birlikte açılması gerekir.
Hal böyle olunca; mahkemece davacı tarafa, diğer 1/3 pay tapu kayıt maliki olan ....’in; davaya katılmasının sağlanması için imkan verilmeli, mümkün olmadığı takdirde davaya dahil edilmesi sağlanmalı; bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2015/19237, K. 2018/1579, 8 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama