KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2015/1940 E., 2015/13379 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2015
- Dava türü
- KADASTRO
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamlarında özetle; “dava konusu taşınmazların meraya sınır olduğu bu nedenle yöntemince mera araştırması yapılması, bundan sonra sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak ve dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davaların kabulüne, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile 104 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davacı ..., 104 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davacı ..., 105 ada 9 parsel sayılı taşınmazın davacılar ... ve ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre 104 ada 3 ve 6 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2- 105 ada 9 parsel ile ilgili temyiz itirazlarına gelince. HMK'nın 297. maddesinde öngörüldüğü üzere kararın hüküm sonucu kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Mahkemenin gerekçeli kararının hüküm kısmının 4. bendinde 105 ada 9 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile “... ...” adına tesciline şeklinde hüküm kurulmuştur. Bu şekilde hüküm kurulurken adına tescil kararı verilenin TC kimlik numarası belirtilen ... mi yoksa ... ve ... mi ait olduğu anlaşılmamaktadır. Hüküm bu hali ile infazda tereddüt oluşturacak niteliktedir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2015/1940, K. 2015/13379, 10 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama