KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2015/19489 E., 2018/2240 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2018
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
Karar Metni
576 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sonucu ...İlçesi,..... Köyü çalışma alanında bulunan 242 ada 225 parsel sayılı 2.073,08 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ... oğlu ...
Koç'un kullanımında olduğu" şerhi yazılarak tarla vasfı ile, 242 ada 226 parsel sayılı 4.937,94 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise beyanlar hanesine "6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve..... ...'in kullanımında olduğu" şerhi yazılarak tarla vasfı ile Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ... çekişmeli 242 ada 226 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünde kullanıcı olduğu iddiasına, ... ise çekişmeli 242 ada 225 ve 226 parsel sayılı taşınmazların bir bölümünde kullanıcı olduğu iddiasına dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Yargılama sırasında ... çekişmeli 242 ada 226 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünde kullanıcı olduğu iddiasına dayanarak davaya katılmıştır.
Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacı ... ve katılan ...'ın davalarının kabulüne, davacı ...'ın davasının kısmen kabulüne, çekişmeli 242 ada 226 parsel sayılı taşınmazda 20.02.2015 tarihli fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümün aynı ada ve parsel numarası ile 2.453,78 metrekare yüzölçümlü olarak tespitine, taşınmazın beyanlar hanesine; "bu taşınmaz 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına Orman sınırları dışına çıkarılmıştır.
Taşınmaz ... mirasçıları olan ..., ..., ..., ...,, ...'in kullanımındadır" şerhinin yazılmasına, aynı raporda (A) harfi ile gösterilen bölümün farklı bir parsel numarası ile ve 2.121,28 metrekare yüzölçümlü olarak tespitine, taşınmazın beyanlar hanesine; "bu taşınmaz 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına Orman sınırları dışına çıkarılmıştır.
Taşınmaz ... oğlu ... kullanımındadır" şerhinin yazılmasına, aynı raporda (G) harfi ile gösterilen bölümün farklı bir parsel numarası ile ve 362,88 metrekare yüzölçümlü olarak tespitine, taşınmazın beyanlar hanesine; "bu taşınmaz 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır.
Taşınmaz ...... oğlu, ...'ın kullanımındadır" şerhinin yazılmasına, çekişmeli 242 ada 226 parsel sayılı taşınmazda 20.02.2015 tarihli fen bilirkişisi raporunda (D) harfi ile gösterilen bölümün aynı ada parsel numarası ile 1.992,82 metrekare yüzölçümlü olarak tespitine, taşınmazın beyanlar hanesine; "bu taşınmaz 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına Orman sınırları dışına çıkarılmıştır.
Taşınmazın 5/20 hissesi ..., 3/20 hissesi ..., 3/20 hissesi ..., 3/20 hissesi ..., 3/20 hissesi ..., 3/20 hissesi ... kullanımındadır" şerhinin yazılmasına, aynı raporda (C) harfi ile gösterilen bölümün farklı bir parsel numarası ile ve 80,26 metrekare yüzölçümlü olarak tespitine, taşınmazın beyanlar hanesine; "bu taşınmaz 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına Orman sınırları dışına çıkarılmıştır.
Taşınmaz ... oğlu ...'ın kullanımındadır" şerhinin yazılmasına, davacı ...'ın çekişmeli parsellerden geçen su borularının olduğu bölüme yönelik talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ... vekili ile davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca Kadastro Hakimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde ve çekişmeli taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli bir karar vermek zorundadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2015/19489, K. 2018/2240, 30 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama