KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2015/20542 E., 2018/1726 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2018
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "mahallinde yapılacak keşifte dava konusu taşınmazın ...
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Müdürlüğü'nün 14.09.1993 gün ve 1509 sayılı kararı uyarınca 2. derece Arkeolojik Sit alanı olarak belirlenen yer içerisinde kalıp kalmadığının harita mühendisi bilirkişi aracılığı ile belirlenmesi ve arkeolog bilirkişiden bu yerin arkeolojik sit alanında kalıp kalmadığı konusunda rapor alınması, davacı tarafın zilyetlik iddiası yanında, dava konusu taşınmazın sınırında yer alan ve kendilerine ait bulunan 337 parsele uygulanan tapu kaydına da dayandığının anlaşılmasına göre tapu kaydının kapsamının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gereğine ve davacı ...;
davaya konu taşınmazın sınırında yer alan 337 parsel malikleri adına tapuya tescilini istemiş ise de davacı ... dışında kalan paydaşlarca usulüne uygun olarak açılmış dava bulunmamasına rağmen onlar adına da tescile karar verilmesinin usulsüzlüğüne" değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında 6360 sayılı Yasa gereğince ... ile ... davaya dahil edilmiş, 337 parsel sayılı taşınmazın bir kısım paydaşları olan davacılar ..., ..., ..., ... tarafından aynı taşınmaz bölümü hakkında açtıkları dava iş bu dosya ile birleştirilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, fen bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 24.06.2014 tarihli raporun eki krokide (A) ve (B) harfleri ile gösterilen toplam 742,77 metrekare yüzölçümündeki taşınmazların arkeolojik sit alanında kalmaları nedeni ile tescil harici bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2015/20542, K. 2018/1726, 13 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama