KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2015/20753 E., 2018/166 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2018
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu ... Köyü çalışma alanında bulunan 120 ada 54 parsel sayılı 7.676,09 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla payları oranında ... ve müşterekleri adına tespit ve hükmen tescil edilmiştir. Davacılar ... ve müşterekleri, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ... oğlu ... payının iptali ve eşit hisselerle ... ve ... mirasçıları adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; davacıların davalarını ispatlayamadıkları gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de davacı ve davalı yan tanık deliline dayanmasına rağmen Mahkemece bu tanıklar dinlenilmemiş, HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma görevi dikkate alınmamış, çekişmeli taşınmazın kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, kimden kime ne şekilde intikal ettiği kesin olarak belirlenmemiştir.
Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca, sağlıklı sonuca ulaşabilmek için, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve hakimin davayı aydınlatma görevi çerçevesinde HMK'nın 31. maddesi uyarınca verilecek süre içinde taraflarca delil bildirilmesi halinde, bu delillerde toplanmak suretiyle yeniden keşif yapılmalı; yapılacak keşifte, dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, taşınmazın kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, kimin tarafından ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı,
kimden kime ne şekilde intikal ettiği sorulmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2015/20753, K. 2018/166, 25 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama