KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2015/21087 E., 2018/271 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2018
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında ...
Köyü çalışma alanında bulunan 103 ada 1 parsel sayılı 952,86 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ...'ın kullanımında olduğu şerhi verilerek, 103 ada 2 parsel sayılı 5.937,78 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ...'ın kullanımında olduğu şerhi verilerek, 103 ada 3 parsel sayılı 3.065,41 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ...'ın kullanımında olduğu şerhi verilerek,
103 ada 4 parsel sayılı 4.192,26 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ...'ın kullanımında olduğu şerhi verilerek tarla niteliği ile ... adına tespit edilmiştir. Davacı çekişmeli taşınmazlar üzerinde ..., ... ve ölü ...'ın varisleri lehine zilyetlik şerhi verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece verilen önceki tarihli hüküm, Dairemizin 24.12.2013 tarih ve 2013/13792 Esas - 2013/13406 Karar sayılı kararı ile tespit maliklerinin tamamının davaya dahil edilmediği ve taraf teşkili sağlanmaksızın esas hakkında hüküm kurulamayacağına değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacı ...'ın davasının kabulüne, davaya konu taşınmazların ... adına tesciline, kadastro ekibince belirlenen kullanıcıların iptaline, davaya konu taşınmazların kullanıcılarının ..., ... ve ... olduğunun belirlenmesine, bu konuda tapu sicilinin beyanlar hanesine şerh düşülmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Anayasamızın 141/3. Maddesi uyarınca, mahkemelerin bütün kararları gerekçeli olmak zorunda olduğu gibi, 6100 sayılı HMK'nın 297/c maddesi uyarınca hükmün, gerekçesini de içermesi gerekmektedir. Gerekçe, toplanan delillerin tartışılıp değerlendirilerek mahkemece tefhim edilen hüküm sonucuna nasıl ulaşıldığının açıklanmasıdır. Gerekçeli karar hakkı, adil yargılanma hakkının
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2015/21087, K. 2018/271, 26 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama