KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2015/2181 E., 2016/1641 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2016
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
521 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu .... Köyü çalışma alanında bulunan 186 ada 7 parsel ve 233 ada 1 parsel sayılı 401.64, 568,09 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle sırasıyla ..., ... adlarına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacılar ... ve arkadaşları, çekişmeli taşınmazın müşterek muristen intikal ettiği ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediği iddiasına dayanarak tapu kayıtlarının iptali ve miras payları oranında tescil istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile çekişmeli 186 ada 7 parsel nolu taşınmaz ile 233 ada 1 parsel nolu taşınmazın tapu kayıtlarının kısmen iptali ile, muris...'a ait, Sulh Hukuk Mahkemesinin 16.01.2014 tarih, 2014/11 Esas ve 2014/11 Karar sayılı mirasçılık belgesindeki davacıların payları oranı olan.
7/28 payın ... adına, 3/28 payın .... adına, 3/28 payın ... adına, 3/28 payın ... adına, 3/28 payın ... adına, tapuya kayıt ve tesciline, artan kısımların tapuda malik gözüken kişiler üzerinde bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Çekişmeli 233 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; çekişmeli taşınmaz kadastro sırasında ... adına tespit edilerek kesinleşmiş ve tapu kaydı oluşmuştur. Davalı ...'ın eşi... halen hayatta olduğuna göre, tapu maliki ..., murisin terekesine göre 3. kişi konumunda olup, mirasçı sıfatı bulunmamaktadır.
Davacı tarafça taşınmazın, terekesi elbirliği halinde mülkiyete tabi olan murise ait olduğu iddia edildiğine ve bu durumda mirasçıların belirlenmiş paylarından söz edilemeyeceğine göre 3. kişiye karşı açılan davada bir kısım mirasçıların, miras paylarının adına tescili istemi ile dava açması mümkün bulunmamaktadır.
Davacı taraf miras payına yönelik olarak dava açmış olup usulüne uygun bir ıslah yaparak talebini tereke adına tescil istemi olarak değiştirmediğine göre davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile çekişmeli 233 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik hükmün BOZULMASINA,
2- Çekişmeli 186 ada 7 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde. Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, çekişmeli taşınmazın müşterek muristen intikal edip, murisin terekesinin taksim edilmemiş olmasına göre davalılar ... ve ... vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, taşınmaz başında yapılan keşifte alınan beyanlardan taşınmaz üzerinde evin bulunduğu ve evin kadastro tespitinden önce davalı ... tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Diğer bir anlatımla; çekişmeli taşınmaz üzerinde kadastro tespitinden önce oluşturulan muhdesatın bulunduğu dosya kapsamı ile sabit olmasına rağmen mahkemece muhdesat hususunda hüküm kurulmamıştır.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taşınmaz üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise; bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın veya kütüğün beyanlar hanesinde gösterileceği hükme bağlanmıştır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2015/2181, K. 2016/1641, 23 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama