KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2015/3652 E., 2015/4707 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2015
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında 124 ada 1 parsel sayılı 8.303.40 metrekare ve 125 ada 1 parsel sayılı 7.509.44 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 124 ada 1 parselin 20 yıldan beri davalı ... oğlu ...'ın kullanımında olduğu şerhi verilerek tarla niteliği ile, 125 ada 1 parselin 20 yıldan beri davalılar ... evlatları ..., ... kızı ...'ın kullanımında olduğu şerhi verilerek bahçe niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ..., yapılan işlemlerin usulsüz olduğunu öne sürerek tespitlerin iptali istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yargı yolu açısından görevsizliğine, dosyanın talep halinde idare mahkemesine gönderilmesine, çekişmeli taşınmazlara ait tutanak asıllarının tespit gibi tescil işlemleri yapılmak üzerek Tapu Müdürülüğüne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı tarafından çekişmeli taşınmazlar hakkında Kadastro Komisyononunca yapılan kullanım kadastrosuna ilişkin idari işlemin iptalini istediği bu yöndeki talebin idare mahkemesince çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın yargı yolu nedeniyle görevsizliğine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Dava; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek-4. maddesi uyarınca yapılmış kullanım kadastrosuna karşı askı ilan süresi içinde açıldığına göre Kadastro Mahkemesi davaya bakmakla görevlidir. Hal böyle olunca;
a) Çekişmeli 124 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönüyle davacının taşınmazda bir kullanımının bulunmadığı hususu kendisinin de kabulünde olduğuna göre mahkemece davanın esastan reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmesi gerekirken davanın hukuki nitelendirmesine yanılgıya düşerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabet bulunmamaktadır.
b) Çekişmeli 125 ada 1 parsel sayılı taşınmazın Dairemizin geri çevirme kararı uyarınca getirtilen ... Kadastro Mahkemesinin 2010/2766 Esas sayılı dosyasında da dava konusu edildiği ve hakkında verilen hükmün temyizi üzerine Dairemizce eldeki dosya ile birleştirilmesi gerektiği hususunda bozulduğu belirlenmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca, kadastro hakimi taşınmaz malların sınırlarını arazi ve harita üzerinde belirterek hukuki durumlarını tespit etmek suretiyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun öngördüğü tapu sicilini oluşturmak; doğru, uygulanabilir, açık ve infazda tereddüt doğurmayacak nitelikte hüküm kurmakla yükümlüdür.
Aynı taşınmaz hakkında birbirinden farklı hükümler kurulması halinde infazda şüphe ve tereddüt oluşacağı, amaçlanan tapu sicilinin tesis edilemeyeceği açıktır. Bu nedenle, kadastro mahkemelerinde, aynı kadastro parseli hakkında açılan davaların birlikte görülmesinde zorunluluk vardır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2015/3652, K. 2015/4707, 24 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama