KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2015/4101 E., 2016/4103 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2016
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sonucu ... çalışma alanında bulunan 504 parsel sayılı 11.403,07 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1977 yılından beri 1945 doğumlu Memet oğlu ...'nın tasarrufunda şerhi yazılarak tarla vasfıyla adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., beyanlar hanesine 1949 olan doğum yılının 1945 olarak yanlış yazıldığını ileri sürerek doğum yılının 1945 olarak ve “Memet oğlu” kelimesinin “Memet kızı” olarak düzeltilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, zilyetlik şerhine ilişkin itiraz, iddia ve davaların 3402 sayılı Yasa'nın 11. maddesindeki 30 günlük askı ilan süresinde ve kadastro mahkemesinde açılması gerektiği ve genel mahkemeden zilyetlik şerhine ilişkin talepte bulunulamayacağı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya kapsamına ve usule uygun değildir.
Dosya içinde bulunan bilgi ve belgeler ile dava dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde davanın, kullanım kadastrosu sonucu oluşan tapu kaydının beyanlar hanesindeki isim ve doğum tarihi yanlışlığının düzeltilmesi istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Bu tür davalar, her ne kadar ilgili sıfatı ile kayıt maliki Hazinenin de taraf olması gereken davalar ise de 6100 sayılı HMK'nın 382/Ç-l maddesi uyarınca hak ihlaline sebebiyet vermeyecek düzeltme istemine ilişkin olması nedeniyle çekişmesiz yargı işi olup, aynı Kanun'un 383. maddesi uyarınca da Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Görev hususunun kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle mahkemece re'sen göz önüne alınacağı kuşkusuzdur.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2015/4101, K. 2016/4103, 12 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama